Haber dosyasını indirin
İndir
Konya İl Başkanlığımızın 5'inci Olağan Kongresi'nde konuşan Mersin Milletvekilimiz Faruk Dinç, siyonist işgal rejiminin "Arz-ı Mevud" safsatasıyla Türkiye'nin de bir kısmını hedef aldığını belirterek, dünya barışının önündeki en büyük tehdidin siyonizm olduğunu vurguladı.
Konya İl Başkanlığımızın 5'inci Olağan Kongresi, geniş bir katılımla gerçekleştirildi. Kongrede katılımcılara hitap eden Mersin Milletvekilimiz Faruk Dinç; Gazze'de yaşanan soykırım, siyonist tehlike, uyuşturucuyla mücadele, eğitim sistemi ve ekonomideki faiz sömürüsüne dair önemli açıklamalarda bulundu.
Konuşmasında dış politika ve siyonist işgal rejiminin
yayılmacı emellerine geniş yer ayıran Dinç, Türkiye'nin ve İslam aleminin karşı
karşıya olduğu tehlikenin altını çizdi.
"Siyonizm yok olmadan dünyaya huzur gelmez"
Sınırın hemen ötesinde, Gazze'de kadın, çocuk ve sivil
demeden hiçbir hukuk tanımayan büyük bir katliam yaşandığını hatırlatan Dinç,
siyonistlerin hedeflerini adım adım büyüttüğüne dikkat çekti.
İşgalci rejimin sınırları olmayan bir yapı olduğunu belirten
Dinç, "Bugün tüm devletlerin sınırları var ama işgalci israil'in sınırları
yok. Çünkü sürekli işgal ediyor. Hedeflerinde Nil ile Fırat var. Bu da
Filistin'in, Lübnan'ın, Ürdün'ün tamamı; Suriye'nin, Irak'ın ve Türkiye'nin de
bir kısmını kapsayan 'Arz-ı Mevud' safsatasıdır. Birinci düşman listesine
siyonizmi koymadığımız müddetçe memleketlerimizin hiçbir yerinde huzur olmaz.
Dünya barışının önündeki en büyük tehdit siyonizmdir. Bu tehlikeye karşı Kudüs
bilinciyle donanmış, sağlam bir nesil yetiştirmemiz gerekiyor."
ifadelerini kullandı.
"Eğri tornadan doğru saf çıkmaz, eğitim inancımızla
barışmalı"
Siyonizm ve küresel ifsat projeleriyle mücadele edebilmek
için ahlaklı ve erdemli bir nesle ihtiyaç duyulduğunu dile getiren Dinç, mevcut
eğitim sistemini eleştirdi. Sadece çocukların beynine bilgi yükleyen ve maddeci
bir anlayışla kurgulanan sistemin manevi boşluklar doğurduğunu belirten Dinç,
"Eğitim sistemi eğri bir tornadır, eğri tornadan doğru saf çıkmaz. Bize
ait olan, inancımızla ve medeniyet değerlerimizle barışık bir eğitim sistemini
inşa etmezsek yarın ne gençlik kalır ne de memleket." şeklinde konuştu.
"Madde bağımlılarına zorunlu tedavi
uygulanmalı"
Türkiye'yi esir alan uyuşturucu tehlikesine karşı acil
önlemler alınması gerektiğini belirten Dinç, cezaevlerindeki tabloya dikkat
çekti. Mevcut 400 bin mahkumun 100 bininin uyuşturucu bağlantılı suçlardan
içerde olduğunu söyleyen Dinç, yetkililere şu çağrıda bulundu:
"Sadece torbacılarla değil, baronlarla uğraşın ve
onlara en ağır cezaları verin. Bugün madde bağımlıları çevrelerine ve
ailelerine zarar veriyor, cinayetler işliyor. Buna rağmen tedavi olup olmamak
kendi rızalarına bırakılıyor. Madde bağımlısı toplum için, ailesi için
tehdittir; rızasına bakılmaksızın acilen 'zorunlu tedavi' yasası hayata
geçirilmelidir."
"Kapitalist sistemin yasal terörü: Faiz"
Ekonomide yaşanan sorunların temelinde gelir adaletsizliği
ve faiz sisteminin yattığını ifade eden Dinç, "Enflasyon ve düşen alım
gücü konuşuluyor ama asıl soruna dokunulmuyor. Şu an bankalarda faizde bekleyen
para 34 trilyon lira. Türkiye'nin bütçesi ise 12 trilyon. Türkiye'nin üç katı
bütçe bankalarda bekletilerek paradan para kazanılıyor. Bu kapitalist sistemin
yasal faiz terörüdür. Faiz terörü istihdama, üretime ve yatırıma darbe vuruyor.
Terörsüz bir Türkiye'den sonra en büyük hedefimiz faizsiz bir Türkiye'yi hakim
kılmak olmalıdır." dedi.
"Aileyi yıkmayı hedefleyen sapkınlıklarla
mücadelemiz sürecek"
Konuşmasında partimizin Meclis'teki çalışmalarına da
değinen Dinç; aileyi hedef alan cinsiyetsizleştirme projelerine, sapkınlıkların
yaygınlaştırılmasına ve Batı dayatması yasalara karşı verdikleri mücadeleyi
anlattı. Nisa Suresi 35. ayetini referans alarak sundukları "Aile
Hakemliği" müessesesinin önemine vurgu yapan Dinç, aynı zamanda mahremiyet
hassasiyeti olan vatandaşlar için "kadınlara has hastane" projelerini
de Meclis gündeminde tutmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.





