Haber dosyasını indirin
İndir
Genel Başkanımız Zekeriya Yapıcıoğlu ve milletvekillerimiz Şahzade Demir, Faruk Dinç ve Serkan Ramanlı, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne, uyuşturucu suçlarıyla mücadeleyi güçlendiren kapsamlı bir kanun teklifi sundu.
Teklifimiz, organize suç örgütlerinin yöneticilerine müebbet hapis cezası, kamu görevlilerinin suç işlemesi halinde cezada artırma, ve uyuşturucu kullanan kişiler için zorunlu tedavi ve rehabilitasyon uygulamasını öngörüyor.
Teklifte, uyuşturucu madde
kullanımının ve ticaretinin çok boyutlu ve yıkıcı etkilerine karşı
sürdürülebilir ve etkili bir mücadele gerektiği vurgulanıyor.
Kanun teklifi güvenlik, sağlık,
eğitim ve sosyal hizmet alanlarını kapsayan bütüncül bir yaklaşımla
uyuşturucu ile mücadeleyi güçlendirmeyi ve toplumsal sağlık ile kamu düzenini
korumayı amaçlıyor.
Aşağıda kanun teklifi ve gerekçesi aynen sunulmuştur:
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ
BAŞKANLIĞINA
Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ve gerekçesi ekte sunulmuştur.
İstanbul Milletvekili
Şahzade DEMİR Faruk DİNÇ Serkan RAMANLI
Gaziantep Milletvekili Mersin Milletvekili Batman Milletvekili
GENEL
GEREKÇE
Uyuşturucu
madde kullanımının ve ticaretinin çok boyutlu ve yıkıcı etkilerine karşı
sürdürülebilir, etkili ve bütüncül bir yaklaşımla mücadele edilmesi gerektiği
açıktır. Bu mücadele, meselenin güvenlik ve cezai boyutu kadar eğitim, sağlık,
sosyal hizmetler ve rehabilitasyon alanlarını ilgilendiren yönüyle de ele
alınıp ona göre yürütülmelidir.
Emniyet
Genel Müdürlüğünün 2025’te hazırladığı Türkiye Uyuşturucu Raporunda
belirtildiği üzere geçmişten bu yana yasa dışı uyuşturucularla bağlantılı tüm
eğilimleri arz ve talebin karşılıklı döngüsünün belirlemeye devam ettiği
görülmektedir. Uyuşturucu arzındaki değişimler tüketim kalıplarını doğrudan
etkilemekte, uyuşturuculara olan talepteki devam eden artış da yasa dışı
uyuşturucuların arzının artarak devam etmesine ve uyuşturucu pazarlarının
genişlemesine neden olmaktadır. Bu nedenle bir taraftan uyuşturucu ticaretine
karşı önleyici tedbirler alınırken diğer taraftan uyuşturucu bağımlılığıyla
mücadele ve bağlantılı rehabilitasyon çalışmalarıyla uyuşturucuya olan talep
azaltılmalıdır.
Türkiye,
uyuşturucu ile mücadele amacıyla imzalanmış uluslararası sözleşmelere taraf bir
ülkedir. Küresel uyuşturucu kontrol sistemi ile uyumlu olarak ülkemizde
uyuşturucu ile mücadele alanında hazırlanan yasal düzenlemelerin değişen
durumlara göre güncellenmesi gerekmektedir. Bu bağlamda sınıraşan suçlar
kategorisinde yer alan uyuşturucu ticaretinin büyük oranda uluslararası
bağlantıları olan organize suç örgütleri tarafından yapıldığı dikkate
alındığında uyuşturucunun ülkeye girişinin, ticaretinin, naklinin, yurt içinde
dağıtım ve satışının engellenmesi için bu suç örgütlerine yönelik daha caydırıcı
cezalar öngören tedbirlerin alınması zaruret halini almıştır.
Teklifle,
Türk Ceza Kanununda düzenlenen uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti
suçunun suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde
işlenmesi halinde bu suç örgütlerinin yöneticilerine verilecek cezada caydırıcı
artırım öngörülerek uyuşturucu arzını sağlayan organize suç örgütleriyle etkili
mücadele amaçlanmaktadır.
Uyuşturucu
veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçunun kamu
görevlisi tarafından ve görevinin verdiği yetki kötüye kullanılarak veya kolluk
görevlileri, yargı mensupları ya da suçun soruşturma ve kovuşturmasında görevli
kişiler tarafından işlenmesi, suçun nitelikli hâli şeklinde düzenlenerek bu
kişiler açısından suçla mücadelede caydırıcılık amaçlanmıştır.
Kullanmak
için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak
suçunu düzenleyen Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde yapılan değişiklikle
uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi hakkında, tedaviye karar verilmesi
zorunlu hâle getirilmektedir. Böylece ceza hukukunun onarıcı fonksiyonu dikkate
alınarak etkili bir rehabilitasyon sürecine imkân tanınarak uyuşturucu
illetinin sebep olduğu bireysel ve toplumsal zararların azaltılması
hedeflenmektedir.
TCK sistematiğinde Kamunun
Sağlığına Karşı Suçlar bölümünde düzenlenen uyuşturucu veya uyarıcı madde satın
almak, kabul etmek veya bulundurmak suçunun bireysel ve toplumsal sağlığın korunmasındaki önemi nedeniyle bu suçun
etkili bir soruşturma ve yargılama ile caydırıcı yaptırımının sağlanması
amacıyla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 100/4 maddesinde düzenleme
yapılmıştır.
4721
sayılı Türk Medeni Kanununun 406 ncı maddesinde yapılan değişiklikle alkol veya
uyuşturucu madde bağımlılığı nedeniyle kısıtlanan ergin kişiler için zorunlu
tedavi öngörülerek kanunlar arasında uyum amaçlanmıştır.
MADDE GEREKÇELERİ
MADDE 1- 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun “Kamunun
Sağlığına Karşı Suçlar” bölümünde “Uyuşturucu veya uyarıcı
madde imal ve ticareti”
suçunu düzenleyen 188 inci maddesinin beşinci fıkrasına eklenen cümleyle uyuşturucu
veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçunun suç işlemek için teşkil edilmiş bir
örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde bu suç örgütlerinin
yöneticilerine verilecek cezada caydırıcı artırım öngörülmüştür.
Düzenlemeyle uyuşturucu
ticareti yapan organize suç örgütleriyle etkili mücadele amaçlanmaktadır.
Maddenin
sekizinci fıkrasında yapılan değişiklikle suçun kamu görevlisi tarafından ve
görevinin verdiği yetki kötüye kullanılarak işlenmesi, suçun nitelikli hâli
şeklinde düzenlenerek bu kişiler açısından suçla mücadelede caydırıcılık
amaçlanmıştır. Aynı amaçla maddeye eklenen fıkra ile suçun kolluk görevlileri,
yargı mensupları ya da suçun soruşturma ve kovuşturmasında görevli kişiler
tarafından işlenmesi de ayrıca nitelikli hâl olarak düzenlenmiştir.
MADDE 2-
Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki değişiklikle kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı
madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak suçunu işleyen kişiler hakkında
denetim süresi boyunca zorunlu tedavi uygulanması öngörülmektedir.
Düzenlemeyle
hem uyuşturucu kullanımı ve bağımlılığıyla daha etkili bir mücadele hem de
birey ve toplum sağlığının, kamu huzurunun korunması hedeflenmektedir.
MADDE 3 -Türk Ceza Kanunu 191 inci
maddesinde düzenlenen suçun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 100/3 maddesi
kapsamında daha etkili şekilde soruşturulması hedeflenmektedir.
MADDE 4-4721 sayılı Türk Medeni
Kanununun 406 ncı maddesinde yapılan değişiklikle alkol veya uyuşturucu madde
bağımlılığı nedeniyle kısıtlanan ergin kişiler için zorunlu tedavi
öngörülmektedir. Böylece kısıtlamayla birlikte birey ve toplum sağlığının
korunması ve bağımlılıkla mücadele amaçlanmaktadır.
MADDE 5-Yürürlük
maddesidir.
MADDE 6-Yürütme
maddesidir.
TÜRK CEZA KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA
DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ
MADDE
1-26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza
Kanununun 188 inci maddesinin beşinci fıkrasına aşağıdaki cümle, sekizinci
fıkrasında yer alan “kişi tarafından” ibaresinden sonra gelmek üzere “ya da
kamu görevlisi tarafından ve görevinin verdiği yetki kötüye kullanılarak”
ibaresi ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“Bu örgütün yöneticilerine verilecek ceza müebbet hapis cezasından az
olamaz.”
“(9)Bu maddede tanımlanan suçların kolluk görevlileri,
yargı mensupları ya da suçun soruşturma veya kovuşturmasında görevli kişiler
tarafından işlenmesi halinde verilecek ceza bir kat artırılır.”
MADDE
2- 5237 sayılı Kanunun 191 inci maddesinin
üçüncü fıkrasında yer alan "gerek görülmesi halinde" ibaresi madde
metninden çıkarılmış, aynı fıkradaki “tutulabilir” ibaresi “tutulur” şeklinde
değiştirilmiştir.
MADDE
3- 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza
Muhakemesi Kanununun 100 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin
dokuzuncu alt bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki alt bent eklenmiş, diğer
alt bentler buna göre teselsül ettirilmiştir.
"10. Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek
veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak(madde
191)"
MADDE
4- 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk
Medeni Kanununun 406 ncı maddesine aşağıdaki cümle eklenmiştir.
“Kısıtlanan erginin alkol veya uyuşturucu madde bağımlısı olması halinde
zorunlu tedaviye tabi tutulur.”
MADDE
5- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE
6- Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.





