Dış İlişkiler Başkanlığımız tarafından siyonist işgal rejiminin Suriye’nin İdlib kentindeki havaalanına yönelik saldırısına ilişkin yapılan açıklamada, bölge ülkelerinin işgalci rejime karşı ortak savunma mekanizması kurması gerektiğine vurgu yapıldı.
Dış İlişkiler Başkanlığımız, siyonist terör rejiminin
Suriye'nin İdlib kentinde bulunan Ebu’z Zuhur Askeri Havaalanı’na yönelik
gerçekleştirdiği saldırıya ilişkin yazılı bir basın açıklaması yayımladı.
Saldırının en güçlü şekilde kınandığı açıklamada, siyonist
işgal rejiminin artık küresel bir güvenlik sorunu haline geldiği vurgulanarak,
İslam ülkelerine ve bölge devletlerine somut ve caydırıcı bir pakt kurma
çağrısı yapıldı.
"Bu terör yuvası
tümüyle bir küresel güvenlik sorunu haline gelmiştir"
Siyonist işgal rejiminin saldırısının Suriye’nin istikrarını
doğrudan hedef alan planlı bir sabotaj girişimi olduğunun altı çizilen
açıklamada, "Siyonist rejimin, üssün vurulmasına gerekçe olarak Türk
birliklerinin konuşlanma hazırlıklarını ileri sürmesi ve açıkça Türkiye’yi
hedef alması, Siyonizm kaynaklı tehditlerin ülkeler arasında ayırım
gözetmeksizin tüm bölgeyi hedef aldığının yeni bir göstergesidir. Siyonist
rejimin genel tutumu göz önüne alındığında bu terör yuvasının tümüyle bir
küresel güvenlik sorunu haline geldiği daha net olarak görülmektedir."
denildi.
"ABD’nin tutumu
tam bir çifte standarttır"
Açıklamanın devamında, saldırıların arkasındaki en büyük
destekçi olan ABD'nin ikiyüzlü politikalarına da dikkat çekildi.
ABD'nin tutumunun çifte standart olduğu ifade edilen
açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Bir yandan saldırıyı kınar gibi
görünen ancak saldırı öncesinde kendisine istihbarat verildiği ortaya çıkan
ABD’nin tutumu tam bir çifte standarttır. Siyonist işgal rejimin bu
yayılmacılığına ve korsanlığına kapalı kapılar arkasında göz yuman ABD, küstahça
açıklamaların ardından bölge ülkelerine 'Durumu tırmandırmayın, biz sizin
yanınızdayız' diyerek adeta alay etmektedir."
"İşgalci rejime
karşı daha aktif bir ortak savunma mekanizması tesis edilmelidir"
Bölge ülkelerinin bugün hiç olmadığı kadar ABD destekli
yayılmacı siyonizmin saldırı tehdidi ile karşı karşıya olduğuna işaret edilen
açıklamada, bu terör rejimini durdurmanın tek yolunun bir araya gelmek olduğu
kaydedildi.
"Mekke İttifakı"nın vakit kaybetmeksizin
genişlemesi gerektiği belirtilen açıklamada son olarak şu ifadelere yer
verildi: "Bugün Filistin’e, Lübnan’a, Katar’a, Suriye’ye ve İran’a
fütursuzca saldıran siyonist terör rejiminin durdurulmasının tek bir yolu
vardır. O da bölge ülkelerinin bir araya gelerek yayılmacı terör rejimine karşı
daha aktif siyasi ve askeri pozisyon almalarıdır. Mekke İttifakı’nın bölgesel
güvenlik ve istikrar açısından son derece kritik olduğunu daha önce de ifade
etmiştik. Ancak bu ittifakın, düşmanı ve tehditleri doğru teşhis ederek vakit
kaybetmeksizin genişlemesi şarttır. Bugün doğrudan siyonist rejimin
saldırılarına uğrayan tüm ülkeler bu pakta dahil edilmeli ve işgalci rejime
karşı daha aktif bir ortak savunma mekanizması tesis edilmelidir. Bölgemizin
geleceği, emperyalist oyunlara ve siyonist saldırganlığa karşı kurulacak somut,
caydırıcı ve tavizsiz bir bölgesel güvenlik paktı ile güvence altına alınmalıdır."





