Haber dosyasını indirin
İndir
Gençlik Politikaları Başkanımız ve Mersin Milletvekilimiz Faruk Dinç, Meclis’te madde bağımlılığına dikkat çekti. Dinç, ailelerin çocuklarının kurtarılması için kendilerinden destek istediğini belirtti.
Gençlik Politikaları
Başkanımız ve Mersin Milletvekilimiz Faruk Dinç, 19 Mayıs’ta düzenleyecekleri “Madde
Bağımlılığı” paneli öncesi Meclis’te uyuşturucu sorununa dikkat çekti. Dinç,
“Vatandaşlarımız bize ulaşıyor ve ‘evlatlarımızı kurtarın’ diyor. Artık bu
konuda köklü bir çözümün gerçekleştirilmesi gerekiyor.” dedi.
“Tüm vatandaşlarımızı ‘Madde Bağımlılığı’ panelimize davet ediyoruz”
Uyuşturucu illetine karşı
gençliğin korunması konusunda duyarlı olan vatandaşları Ankara’da düzenleyecekleri
panele davet eden Dinç, “Uyuşturucu zehri, sadece bir siyasi parti veya bir sivil
toplum kuruluşu, bir bakanlık ya da polisiye tedbirlerle çözülecek bir konu
değildir. Bu sadece bir siyasi partiyi ilgilendiren bir konu da değildir. Uyuşturucu
ileti, partiler üstü bir meseledir ve bu, topyekûn mücadele etmemiz gereken bir
konudur. Bu vesileyle tüm vatandaşlarımızı 19 Mayıs Pazartesi günü, saat 14.00'te
Ankara'da EBS Otel’de uyuşturucuyla mücadele kapsamında, ‘Madde Bağımlılığı” ismiyle
düzenleyeceğimiz panele davet ediyorum. Bu konuda duyarlı olan, bu illete karşı
mücadele etmek isteyen ve çözüme katkı sunmak isteyen herkesi bu vesileyle
davet ediyorum.” dedi.
“Uyuşturucu baronları evlatlarımızı sinsice katledip elimizden
alıyorlar”
Uyuşturucu kullanımına dair veriler
paylaşan Dinç, “Uyuşturucu illeti her geçen gün gençlerimizin hayatını karartmaktadır.
2010 ile 2020 yılları arasında uyuşturucu ve madde kullanımı %26 oranında artmış
durumda. 15 ila 64 yaş arasında %5,6’sı en az hayatında bir kez uyuşturucu
madde kullanmış. 2023 resmî verilerine göre uyuşturucu kullanım yaşı 12 ila 13
yaş arasındadır. 2023'te 300.000 kişinin aktif bir şekilde uyuşturucu
kullandığına dair veriler var. 280.000’in üzerinde operasyon düzenlenmiş, 330.000
kişi gözaltına alınmış ve bunlardan 36.000’ni tutuklanmış. Sadece 2023 yılında
244 kişi madde bağımlılığına bağlı olarak hayatını kaybetmiş. Bir de uyuşturucu
bağımlıların katlettikleri insanlar var. 2024 Kasım ayında İstanbul'da uyuşturucu
bağımlısı bir şahıs 3 saat içerisinde 7 kişiyi katletti. Bingöl'de uyuşturucu
bağımlısı bir şahıs, 4 kişiyi katletti ve birkaç kişiyi de yaraladı. Tabii bu
saydıklarımız sadece birkaç örnektir. Bu rakamlar çok ciddi ve bununla birlikte
800.000 kişi hakkında denetimli serbestlik dosyası açılmış. Bir bağımlıyla
yaptığım görüşmede şöyle bir şey söylemişti: 50.000 yataklı cezaevleri açılacağına
keşke 10.000 yataklı tedavi merkezleri açılsaydı. Uyuşturucu satıcıları,
dağıtıcıları ve özellikle uyuşturucu baronu teröristler evlatlarımızı katlederken
yaşına, cinsiyetine, dinine ve etnik kimliğine bakmıyorlar. Bunlar aslında sinsice
evlatlarımızı katledip ve evlatlarımızı elimizden alıyorlar. Sevmeye
kıyamadığımız masum çocuklarımız daha 12 yaşında, 13 yaşında, muhakeme yeteneği
gelişmemiş çağda maalesef onların elleriyle zehirleniyorlar. Aslında bir
yönüyle geleceğimiz karartılıyor.” ifadelerini kullandı.
“Uyuşturucu ile mücadele konusunda yeteri kadar sonuç alınmıyor”
Uyuşturucu kullanımına yönelik
bir rapor hazırlayıp ilgili bakanlığa ilettiklerini açıklayan Dinç, “2020 ile
2023 yılı arasında hayatları karartan metamfetaminde 5 kat artış görülmüş
durumda. Bu, şunu gösteriyor; demek ki uyuşturucuyla mücadelede yeteri kadar
sonuç alınmıyor. Türkiye'nin çoğu ilini dolaştım, vatandaşlarımızla bir araya
geldik, vatandaşlarımızın ısrarla bizden talep ettikleri bir konu da bu
uyuşturucu illetine bir çözümün bulunmasıdır. Vatandaşlar, “ekonomiden geçtik
artık… Biz ekonominin derdinde değiliz, biz evlatlarımızın kurtarılmasını istiyoruz.”
diyorlar. Biz de bu konunun takipçisi olacağımızın sözünü verdik. Sahada
yaptığımız çalışmalar ve araştırmalar var. Bizzat uyuşturucu kullanan bağımlı
gençlerimizle de bir araya geldik, onların görüş ve düşüncelerini aldık. Bu
konuda bir rapor hazırlayıp ilgili bakanlığımıza da aktardık. Bu konu tüm
bakanlıklarla birlikte Diyanet’i de sivil toplum kuruluşlarını da topyekûn tüm
toplumu da ilgilendiren bir konudur. Uyuşturucu zehri bu şekilde değerlendirilmelidir.
Çünkü bu zehir, gençlerimizi köleleştiriyor, gençlerimizin iradesini gasp
ediyor.” şeklinde konuştu.
“Uyuşturucu kullanıcıları sadece kendilerine değil, topluma da zarar
vermektedirler”
Uyuşturucu bağımlılarının kendi
istek ve rızalarına bakılmaksızın tedavi edilmeleri gerektiğini belirten Dinç,
“Çözümle ilgili gördüğümüz bazı eksiklikler var. Bir uyuşturucu bağımlısının
söylediklerini olduğu gibi aktarıyorum: “Ben AMATEM'e tedavi olmaya gidiyorum
ve bizzat orada 237 kez girişim ve 17 yatışım var. Ama ben tedavi olamadım tam
aksine orada uyuşturucu kullanıcılarıyla iletişime geçtim. Bir diğer kullanıcı şunu
söylüyor: Ben orada tedavi olurken, Telegram üzerinden bizzat yatağıma kadar
uyuşturucuyu istiyorum ve ona ulaşıyorum.” Tabii bunları görmek ve önlemini
alınmak lazımdır. Bununla birlikte uyuşturucu bağımlısının tedavisi kendi
rızasına bırakılmamalıdır. Uyuşturucu bağımlılarının tedavi olma zorunluluğu
olmalıdır.” ifadelerini kullandı.
“Gençler, manevi boşluktan dolayı bunalıma giriyor ve çıkışı o zehirde
arıyor”
Gençlerin manevi eğitimine önem
verilmesi gerektiğini ifade eden Dinç, “Bu gençlik niçin yaratıldı, niçin bu
dünyaya geldik, yaratılış gayemiz nedir, nereden geldik, nereye gidiyoruz? Eğer
bu konu üzerinden sağlıklı bir eğitim verilmezse yarın çok geç olabilir,
neslimizi kaybedebiliriz. Gençlerimizin manevi değerlere sahip çıkma ve bunu da
bizzat manevi temelli bir eğitim sistemiyle kendi medeniyetimizi de kendi
değerlerimizi de bu eğitim sistemine katarak gençliğimizi yetiştirmek
zorundayız. Bugün gençler, manevi boşluktan dolayı bunalıma giriyor ve çıkışı o
zehirde arıyor. Gençler, manevi değerlerle donatılmalıdır.” şeklinde konuştu.
“Vatandaşlar bize ulaşıyor ve ‘evlatlarımızı kurtarın’ diyor”
İlaçsız tedavi yöntemleri
hakkında sivil toplum kuruluşlarının yaptığı çalışmalara değinen Dinç,
sözlerini şöyle noktaladı: “Bizzat bazı sivil toplum kuruluşlarına ziyaretler
yaptım, uyuşturucu bağımlılarını da dinledim ve özellikle ilaçsız tedavi yapan
yani manevi değerler eğitimiyle gençlerimize yardımcı olan sivil toplum
kuruluşlarının sayısı da artırılmalıdır. Bu kurumlar çok da önemli sonuçlar
alıyor. Her şeyden önce vatandaşlar bize ulaşıyor ve ‘evlatlarımızı kurtarın’
diyor. Artık bu konuda köklü bir çözümün gerçekleştirilmesi gerekiyor. Yani
bataklığın kurutulması lazımdır. Biz evlatlarımızı tedavi etmeye çalışırken
maalesef diğer tarafta eğer binlerce kişi uyuşturucuya bulaşıyorsa bu çözüm,
gerçekçi bir çözüm olmaz. Her şeyden önce uyuşturucu baronlarıyla, uyuşturucu
dağıtıcılarıyla ve uyuşturucu üreticileriyle etkin bir şekilde bir mücadele
edilmesi lazım, çünkü bunlar bizzat evlatlarımızı zehirleyerek bir kazanç elde
etmeye çalışıyorlar. Bunların işlediği suçtan daha büyük bir suç yoktur.
Bunlara yönelik ciddi tedbirlerin alınması gerekir.”




