Haber dosyasını indirin
İndirİnsan Hakları ve Hukuk İşleri Başkanlığımız, Kahramanmaraş merkezli operasyonda Kul Sadi Yüksel ve beraberindekilere yönelik ters kelepçe, baskı ve teşhir uygulamalarının insan onurunu zedelediğine dikkat çekerek sorumlular hakkında etkin soruşturma yürütülmesini istedi.
İnsan Hakları ve Hukuk İşleri Başkanlığımız, Kahramanmaraş merkezli gerçekleştirilen operasyonda aralarında İslami çalışmalarıyla tanınan Kul Sadi Yüksel’in de bulunduğu kişilere yönelik orantısız güç kullanımına ve bu anların basına servis edilmesine ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.
Yapılan açıklamada, inanç ve dinî faaliyetlerin suç
isnadına dayanak yapılamayacağı vurgulanırken, kamuoyunda infiale neden olan
uygulamalar hakkında başlatılan soruşturmaların ise takipçisi olunacağı
belirtildi.
“Ters kelepçe, baskı ve teşhir uygulamaları
insan onurunu zedelemektedir”
Kahramanmaraş merkezli operasyonda basına servis edilen
görüntülere tepki gösterilen açıklamada, “İslami çalışmalarıyla tanınan Kul
Sadi Yüksel’in de bulunduğu kişilere ters kelepçe uygulanması, başlarına ve
enselerine baskı yapılarak gözaltına alınmaları ve bu görüntülerin basına
servis edilmesi, kamuoyunda haklı bir rahatsızlık oluşturmuş; yükselen
tepkilerin ardından söz konusu uygulamalar hakkında soruşturma başlatılmıştır.”
denildi.
“Dinî faaliyetler suç isnadının dayanağı
yapılamaz”
Dinî kitapların ve materyallerin, suçla bağlantısı
kurulmadan örgütsel delil algısıyla sunulmasının masumiyet karinesini
zedelediğine dikkat çekilen açıklamada, “İnanç, düşünce ve meşru dinî
faaliyetler tek başına suç isnadının dayanağı yapılamaz.” ifadelerine yer
verildi.
Açıklamanın devamında, daha önce Mersin’de bir kadının
evindeki mahrem görüntülerinin paylaşılmasının ve benzer operasyonlarda
karşılaşılan teşhir uygulamalarının giderek yaygınlaşmasının ciddi bir probleme
işaret ettiğine dikkat çekildi.
“İnsan haysiyeti, özel hayatın gizliliği ve
temel haklar korunmalıdır”
Suçla mücadelenin hukuk sınırları içerisinde yürütülmesi
gerektiği belirtilen açıklamada, “Kolluk yetkisi, kişileri itibarsızlaştırmanın
ve toplum önünde mahkûm etmenin aracına dönüştürülmemelidir. Suç isnadı ne
olursa olsun insan haysiyeti, özel hayatın gizliliği ve temel haklar
korunmalıdır.” uyarısı yapıldı.
Açıklamanın sonunda, “Başlatılan soruşturmaların etkin
biçimde yürütülmesini, sorumlular hakkında gerekli işlemlerin yapılmasını ve
benzer ihlalleri önleyecek kalıcı tedbirlerin alınmasını bekliyoruz.” ifadelerine
yer verildi.




