Haber dosyasını indirin
İndir
İnsan Hakları ve Hukuk İşleri Başkanlığımız, kamuoyunun yakından takip ettiği Gülistan Doku, Narin Güran ve Rojin Kabaiş dosyalarına ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, adaletin tecellisi ve cezasızlık algısının ortadan kaldırılması gerektiğine vurgu yapıldı.
İnsan Hakları ve Hukuk İşleri Başkanlığımız tarafından yapılan açıklamada, hukukun üstünlüğü ve hakikate erişim hakkına dikkat çekildi. Gülistan Doku dosyanın 6 yıl aradan sonra yeniden ele alınmasının benzer dosyalar için örneklik teşkil etmesi gerektiğine değinildi.
“Soruşturmanın,
ulaştığı kişi ve makam ne olursa olsun adalet önüne çıkarılması zorunludur”
Gülistan Doku dosyasında yıllar sonra yaşanan gelişmelerin,
gecikmiş de olsa devletin hayat hakkını koruma ve etkili soruşturma yürütme
yükümlülüğüne dair toplumsal umudu yeniden güçlendirdiği belirtilen açıklamada,
"Bu süreç, bir ceza soruşturması olmakla birlikte aynı zamanda hukuk
devleti ilkesinin ve yargı bağımsızlığının sınandığı kritik bir eşiktir.
Soruşturmanın, ulaştığı kişi ve makam ne olursa olsun, ayrımcılık yasağı ilkesi
çerçevesinde derinleştirilmesi; hakikate erişim hakkının tesisi ve sorumluların
hesap verebilirlik ilkesi gereği adalet önüne çıkarılması zorunludur. Bu
gelişmeyi önemli bir adım olarak görüyor, sürecin titizlikle ve kararlılıkla
yürütülmesini bekliyoruz." denildi.
"Narin Güran
dosyasındaki karar kamuoyunu tatmin etmemiştir"
Kamu vicdanını derinden yaralayan ve hâlâ aydınlatılmayı
bekleyen diğer dosyalara da dikkat çekilen açıklamada, Narin Güran ve Rojin
Kabaiş vakalarındaki eksiklikler şu sözlerle ifade edildi: "Narin Güran
dosyasında soruşturmanın etkili soruşturma yükümlülüğüne uygun yürütülmediğine
ve medya baskısı altında adil yargılanma hakkının zedelendiğine dair güçlü bir
kanaat oluşmuş, verilen karar kamuoyunu tatmin etmemiştir. Rojin Kabaiş dosyası
ise devletin pozitif yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle hâlâ
karanlıkta kalmakta, cezasızlık algısını derinleştiren ve toplumun hafızasında
kanayan bir yara olmaya devam etmektedir."
"Hiçbir yapı
dokunulmazlık zırhına sığınmamalıdır"
Gülistan Doku dosyasında atılan adımın, benzer nitelikteki
tüm dosyalar için bir dönüm noktası olması gerektiğinin altı çizilen
açıklamanın sonunda, "Soruşturmanın hangi noktaya ulaşacağına
bakılmaksızın hakikatin ortaya çıkarılması hakkı güvence altına alınmalı,
hiçbir kişi veya yapı dokunulmazlık zırhına sığınarak hesap vermekten muaf
tutulmamalıdır. Ancak bu şekilde mağdurların ve toplumun adalete erişim hakkı
tesis edilebilir, cezasızlık algısı kırılabilir ve hukuk devletine olan güven
yeniden inşa edilebilir." çağrısı yapıldı.




