Haber dosyasını indirin
İndir
İktisat Başkanımız Mehmet Şah Gültekin, Merkez Bankası’nın faiz kararının üretimi yavaşlattığını ve işsizliği artırdığını belirterek faizsiz bir iktisadi düzenin kurulması gerektiğini ifade etti.
Genel Başkan Yardımcımız ve İktisat Başkanımız Mehmet Şah Gültekin, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Para Politikası Kurulu toplantısı sonucunda yapılan faiz kararının enflasyona göre yüksek olduğunu belirterek ekonomik göstergeleri olumsuz etkilendiği ifade etti. Gültekin, “Sadece faizsiz bir iktisadi yapıyla enflasyonun ağır etkilerinden kurtulabiliriz.” dedi.
“Faiz, milletin
sırtına daha ağır bir yük bindirmektedir”
TÜİK verilerine göre yıllık enflasyon %32,95 seviyesinde
olduğunu hatırlatan Gültekin, “Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Eylül
2025 dönemi Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı sonrasında faizi 250 baz
puan indirerek %40,5 seviyesinde açıklamıştır. Yani faiz, enflasyonun çok
üzerinde olup, milletin sırtına daha ağır bir yük bindirmektedir.” şeklinde
konuştu.
“Enflasyonu düşürme
iddiasıyla faiz artırmak halkı borca ve ülkeyi çıkmaza sürüklemektedir”
Üretimin geçmiş yıllara göre azaldığına vurgu yapan
Gültekin, şöyle devam etti: “Buna bağlı olarak sanayi sektöründe son iki yılda
214 bin kişi işsiz kalmıştır. Üretim çarklarının yavaşlaması, yatırımların
durması ve istihdamın azalması, faizin ekonomide yol açtığı tahribatın en açık
göstergesidir. Faiz, sadece bir para politikası aracı değildir; aynı zamanda
gelir dağılımını bozan, vatandaşın satın alma gücünü eriten, yatırımları
engelleyen ve toplumsal adaleti zedeleyen bir yapının merkezinde duran
felakettir. Enflasyonu düşürme iddiasıyla faiz artırmak; üretimi
kısırlaştırmakta, istihdamı daraltmakta, halkı borca ve ülkeyi çıkmaza
sürüklemektedir.”
Faizsiz iktisadi
düzen vurgusu
“HÜDA PAR olarak çözümümüz; adaleti, güveni ve dayanışmayı
esas alan faizsiz bir iktisadi düzendir.” diyen Gültekin, “Bu düzende sermaye,
üretimle kazanacak; risk paylaşılacak ve emek değer kazanacak; üretilen değer,
emek ve sermaye arasında adil bir biçimde bölüşülecek; kaynaklar ise spekülatif
rant yerine üretim ve istihdama yönlendirilecektir. Sadece faizsiz bir iktisadi
yapıyla enflasyonun ağır etkilerinden kurtulabiliriz.” ifadelerini kullandı.




