Haber dosyasını indirin
İndir
Genel Başkan Yardımcımız Mehmet Şah Gültekin, TÜİK’in açıkladığı nisan ayı enflasyon verilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Genel Başkan Yardımcımız ve İktisat Başkanımız Mehmet
Şah Gültekin, TÜİK’in açıkladığı nisan ayı enflasyon verilerine ilişkin
değerlendirmelerde bulundu. Gültekin, "Enflasyon, başlı başına bir
yoksullaşma aracıdır. Ancak eksik ya da yanlış hesaplanan enflasyon oranları,
halkımızın mağduriyetini daha da artırmaktadır." dedi.
"Temel tüketim
ürünlerinde ciddi artışlar yaşandı"
Elektrik, doğalgaz ve döviz kuru artışlarının temel tüketim
ürünlerinde ciddi fiyat artışlarına neden olduğunu belirten Gültekin, "Türkiye
İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre Nisan ayında Tüketici
Fiyat Endeksi (TÜFE) %3,00 artarken, yıllık enflasyon %37,86 oldu. Gıda
enflasyonu ise yıllık bazda %36,09 a ulaşmıştır. Bu rakamlar, enflasyonun
halkın alım gücü üzerindeki olumsuz etkilerinin devam ettiğini göstermektedir.
Özellikle elektrik, doğalgaz ve kur artışları, temel tüketim kalemlerinde ciddi
fiyat artışlarına yol açmış, halkın geçim maliyetini artırmıştır. Gıda ve konut
fiyatları harcamalarının yanında giyim, lokanta, otel ve ulaştırma
kalemlerindeki artışlar, dar ve sabit gelirli kesimlerin yükünü daha da
ağırlaştırmaktadır." ifadelerini kullandı.
"Zirai afetler
henüz fiyatlara yansımadı"
Tarımsal afetlerin etkisinin önümüzdeki dönemde daha fazla
hissedileceğini vurgulayan Gültekin, "Zirai don gibi tarımsal afetlerin
etkisi henüz fiyatlara tam olarak yansımamıştır. Bu da önümüzdeki süreçte gıda
fiyatlarında yeni artışlar olabileceği endişesini doğurmaktadır.” diye konuştu.
"Mevcut ekonomi
politikası üretimi zayıflatıyor"
Hükümetin enflasyonla mücadelede uyguladığı mevcut ekonomi
politikalarını eleştiren Gültekin, "Uygulanan ekonomi politikaları üretim
kapasitesini ve yatırımları zayıflatırken, tüketimi de dengeleyememektedir.
Ortaya çıkan bu dengesizlikte, bütçe açığı ve ekonomi yönetimine olan güven
eksikliği büyük rol oynamaktadır." şeklinde değerlendirdi.
"Faiz ve kur
politikalarına aşırı yüklenmek yeni sorunlar doğuruyor"
Faiz, kur ve kredi politikalarının aşırı şekilde
kullanıldığını ifade eden Gültekin, “Bu araçlara aşırı yüklenilmesi, sorunu
çözmek yerine yeni yapısal sorunlar doğurmakta ve ekonomide daha büyük
tıkanmalara neden olmaktadır.” uyarısında bulundu.
"Ocak zammı dört
ayda buharlaştı"
Kamu çalışanlarının ve emeklilerin yaşadığı maaş kaybına da
dikkat çeken Gültekin, "Memur ve emekli maaşlarına yapılan artışlar,
yükselen enflasyon karşısında anlamını yitirmektedir. Ocak ayında verilen yüzde
6’lık zam, ilk dört ayda gerçekleşen toplam yüzde 13,2’lik enflasyonla buhar
olmuştur. Memurlar için yüzde 6,94 oranında enflasyon farkı oluşmuştur. Bu
şartlarda yapılan zamların alım gücüne katkısı kalmamıştır.” ifadelerine yer
verdi.
"Yanlış
enflasyon hesaplamaları halkı mağdur ediyor"
Gültekin, enflasyon hesaplamalarının eksik ve yanıltıcı
olmasının halkın mağduriyetini artırdığına dikkat çekerek şunları söyledi: "Enflasyon,
başlı başına bir yoksullaşma aracıdır. Ancak eksik ya da yanlış hesaplanan
enflasyon oranları, halkımızın mağduriyetini daha da artırmaktadır. Bu nedenle
maaş ve ücret politikaları, Merkez Bankası’nın hedeflerine göre değil, halkın
yaşadığı gerçek hayat pahalılığına göre belirlenmelidir.”
"Adaletli ve
üretime dayalı bir ekonomik düzen şart"
Çözüm önerilerini de paylaşan Gültekin, adaletli ve üretim
odaklı bir ekonomik modelin zorunlu hale geldiğini vurguladı: "Çözüm;
dengeli, üretimi önceleyen, adaletli ve insana öncelik veren bir ekonomi
politikasıdır. İsrafa, faize ve ithalata dayalı mevcut yapının yerine; tarımı,
sanayiyi ve yerli üretimi destekleyen, adil gelir dağılımını esas alan bir
model kurulmalıdır. Sadece para politikalarıyla değil; bütçe disiplini ve kamu
güveniyle birlikte hareket edilmelidir.”
“Halkımızın alım
gücünün korunması için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz”
Açıklamasının sonunda kararlılık mesajı veren Gültekin,
"HÜDA PAR olarak, adil bir ekonomik düzenin kurulması, enflasyonun kontrol
altına alınması ve halkımızın alım gücünün korunması için mücadelemizi
kararlılıkla sürdüreceğiz.” ifadelerini kullandı.




