Partimiz tarafından Kudüs’ün fethinin yıl dönümü nedeniyle Şanlıurfa'da “Uluslararası Selahaddin ve Kudüs Paneli” düzenlendi.
Genel Başkanımızın Zekeriya Yapıcıoğlu'nun da katıldığı, "Uluslararası Selahaddin ve Kudüs Paneli" büyük ilgi gördü. Haliliye Belediyesi Gençlik ve Kültür Merkezi Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen panel İmam-Hatip Mehmet Hayati Baybostancı'nın Kur'an-ı Kerim tilaveti ile başladı.
Partimizin, Kudüs'ün fetih yıl dönümü münasebeti ile organize ettiği "Uluslararası Selahaddin ve Kudüs Paneli"nde selamlama konuşması yapan Genel Başkan Vekilimiz İshak Sağlam, önemli mesajlar verdi.
Sağlam, Kudüs işgal altındayken Nureddin Mahmud Zengi ve
Selahaddin Eyyubi'nin hiç gülmediği tarihi döneme atıfta bulunarak, bugün
Mescid-i Aksa'nın siyonistlerce işgal edilmesinin ümmetin uykusunu kaçırması
gereken bir durum olduğunu vurguladı.
Konuşmasında, 839 yıl önce, 2 Ekim 1187'de dünya ve insanlık
tarihinde önemli bir gelişme yaşandığını belirten Sağlam, Kudüs'ün, ikinci kez
Selahaddin Eyyubi tarafından Haçlıların işgalinden kurtarıldığını ve uzun bir
müddet İslam toprakları olarak günümüze kadar geldiğini söyledi.
"99 yıllık işgalden sonra Selahaddin'in Kudüs'ü
kurtarmaya ve fethe götüren sebepler nedir?" diye soran Sağlam, Kudüs'ün o
günden bugüne hiç gündemlerden düşmediğini, İslam tarihi ve insanlık tarihinin,
bu fethin sebep ve sonuçlarını araştırmak ve bu konuda analizler yapmak,
sonuçlar çıkarmak için çalıştığını vurguladı.
"Rıha'nın düşüşü
bir sene sonra Kudüs'ün de düşmesine neden oldu"
Şanlıurfa (Rıha) ile Kudüs arasındaki kader bağını şu
şekilde somutlaştıran Sağlam, "Bu vesileyle biz üç sembolü burada bir
araya getirmiş bulunuyoruz. Birincisi Kudüs ki içinde Mescid-i Aksa'yı
barındırıyor; Müslümanların ilk kıblesi, yeryüzünde inşa edilen ikinci mescit
ve uğruna sefere çıkılacak, namaz kılmak için sefere çıkılacak üç mescitten
biri olan Mescid-i Aksa’dır. İkinci sembolümüz, bunu fetheden Selahaddin.
Üçüncü sembolümüz de Şanlıurfa, yani Rıha’dır. Rıha'nın Kudüs'ün fethinde
önemli bir yeri olduğunu biliyoruz. Haçlılar, Birinci Haçlı Seferi'nde yola
çıkarken ilk düşen şehirlerden bir tanesi maalesef o zamanki Rıha'ydı. Rıha'nın
düşüşü maalesef bir sene sonra Kudüs'ün de düşmesine neden oldu. Aynı şekilde
Kudüs'ün Selahaddin tarafından fethine götürecek olan o süreç de aslında
İmadeddin Zengi tarafından, Allah ondan razı olsun, Kudüs'ün Haçlıların
işgalinden kurtarılmasıyla başladı." diye konuştu.
"Şanlıurfa'nın
kurtuluşu aslında Kudüs'ün kurtuluşunun bir kapısı olduğunu
değerlendirebiliriz"
Sağlam, o dönem Rıha olarak bilinen Şanlıurfa'nın kurtuluşuna
dair İslam tarihçilerinin öne sürdüğü görüşleri paylaşarak tarihi sürecin
önemine dikkat çekerek şunları söyledi:
"Şanlıurfa'nın kurtarılmasına kadar İslam orduları hep
pasif durumdaydı. Hep saldırıya uğrayan taraftı. Ama Rıha'nın kurtulmasıyla
artık İslam orduları zafere doğru, fethe doğru ve işgalden topraklarını
kurtarmak için saldırıya doğru bir hamle başlattı. Şanlıurfa'nın kurtuluşu
aslında Kudüs'ün kurtuluşunun bir kapısı olduğunu değerlendirebiliriz.”
“Selahaddin Eyyubi ve
Nurettin Zengi'lerin izlediği yolu günümüze uyarlamalıyız”
Amaçlarının sadece bir fetih ve zafer kutlaması olmadığını
ifade eden Sağlam, "Bizim amacımız, Kudüs işgal altındayken Müslümanların
sessiz kalmaması ve işgalden kurtulması için çareler ve çözümler aramaktır.
Biz, Müslümanlar olarak Kudüs'ü tekrar işgalden kurtarmak için neler
yapabiliriz? Nasıl yol izleyebiliriz? Selahaddin'in ve Zengi'lerin izlediği
yolu nasıl günümüze uyarlayabiliriz? İnşallah bunun yol ve yöntemlerini
arayacağız. Amacımız sadece yılda bir böyle bir salon toplantısıyla bu işi
kutlamak değil. Bu arada sürekli Kudüs'ün işgal altında olduğunu gündemde
tutmak, ümmeti bu konuda uyanık tutmaktır." diye konuştu.
Tarihte Kudüs'ün fethine giden yolun Şanlıurfa'nın
Haçlılardan kurtarılmasıyla başladığına atıfta bulunan Sağlam, gelecekteki
üçüncü fethin ve zaferin de Şanlıurfa'dan yürünerek kazanılacağını ifade etti.
Bu amaca ulaşana kadar Kudüs davasını kararlılıkla gündemde
tutacaklarını belirten Sağlam, bu konuyu İslam ümmetinin önünde çözülmesi
gereken acil bir mesele olarak korumaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.
Geçmişten günümüze
İslam dünyası ve Kudüs şuurunun yeniden inşası
Kudüs'ün geçmişteki işgal dönemiyle günümüz İslam dünyasının
dağınık yapısı arasında güçlü bir benzerlik olduğunu belirten Sağlam, 11. ve 12. yüzyılda, Kudüs işgal
altındayken İslam ümmetinin siyasi ve sosyolojik durumu ile günümüz İslam
dünyasının siyasi ve sosyolojik durumunun birbirine yakın olduğuna işaret
ederek, "Ümmet parçalanmış, dağınık bir durumdayken Selahaddin, ümmeti
nasıl bir araya getirdi, ümmetin yönünü nasıl Kudüs'e ve Mescid-i Aksa'ya
yöneltti? Bunun araştırılmasını ve bu konuda günümüze de yol ve yöntemleri
taşımak için inşallah bu çalışmaları sürdüreceğiz." dedi.
“Mescid-i Aksa'nın
işgal altında olması ümmetin uykusunu kaçırmalı”
Kudüs davasının güncel sorumluluğuna dikkat çekerek Mescid-i
Aksa'nın işgal altında bulunmasının İslam ümmetinin uykusunu kaçırması
gerektiğini ifade eden Sağlam, "İslam tarihinde, Kudüs işgal altındayken
Nureddin Mahmud Zengi'nin hiç gülmediği aktarılır. Bu durum Selahaddin
Eyyubi'ye de atfedilir. Kudüs, işgal altındayken hiç gülmedikleri ve tebessüm
etmedikleri söyleniyor. Mescid-i Aksa gibi bir mescit, Müslümanların ilk
kıblesi, yeryüzünde inşa edilen ikinci mescit olan Mescid-i Aksa'nın
siyonistler tarafından işgal altında bulunması ümmetin uykusunu kaçırmalıdır.
Bu yükten, bu zilletten ümmet nasıl kurtulur? Bunun yol ve yöntemlerini
araştırmak lazım. Bizim bu çalışmalarımız inşallah bu yol ve yöntemleri arama
ve bulma çalışmaları olacaktır." değerlendirmesinde bulundu.
Tarihten günümüze
Kudüs davası ve Selahaddin Eyyubi’nin stratejisi
Özgür Kudüs Platformu Başkanı Süleyman Kızılçınar'ın
moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde, Gazze'de yaşanan son gelişmeler,
Kudüs'ün durumu ve Selahaddin Eyyubi'nin örnekliği ele alındı.
Panelde ilk olarak söz alan Öğretim Üyesi ve Yazar Prof. Dr.
Ahmet Ağırakça, "Selahaddin'in Kudüs'teki Adaleti ve Uluslararası Sistemin
Gazze Sınavı" başlıklı tebliğiyle uluslararası arenadaki durumu ve
Gazze'nin direnişini değerlendirdi.
Gazze Âlimler Birliği Başkanı Dr. Mervan Ebu Asım da,
"Mescid-i Aksa'nın Durumu ve Kudüs'ün Demografik Yapısına Yönelik
Müdahaleler" hakkında, sahada yaşanan süreci katılımcılara anlattı.
Dr. Rıza Bukadi de, "Tarihten Geleceğe: Selahaddin
Eyyûbi'nin Stratejisi ve Bugünün İslam Dünyası" başlıklı sunum yaptı.
MAÜ Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ziya Polat da "Selahaddin'in Şahsi Ahlakı, Zühdü, Cömertliği ve Liderlik Vasıfları"nı detaylandırarak bir sunum yaptı.





