Haber dosyasını indirin
İndir
Genel Başkanımız Zekeriya Yapıcıoğlu, Diyarbakır’da düzenlenen 10'uncu Âlimler Buluşması'nda yaptığı selamlama konuşmasında, kardeşlik hukukunun yeniden tesisi için gayretlerinin devam ettiğini belirterek âlimlerin rolüne dikkat çekti.
HÜDA PAR Genel
Başkanı Yapıcıoğlu: Kardeşlik hukukunun yeniden tesisi için gayretlerimiz devam
ediyor
HÜDA PAR Genel
Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Diyarbakır’da düzenlenen 10'uncu Âlimler
Buluşması'nda yaptığı selamlama konuşmasında, kardeşlik hukukunun yeniden
tesisi için gayretlerinin devam ettiğini belirterek âlimlerin rolüne dikkat
çekti.
HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Âlimler ve
Medreseler Birliği’nin (İTTİHADUL ULEMA) “İslami Kimliğimiz Üzerine Kurgulanan
İdeolojik Girişimler" temasıyla Diyarbakır’da düzenlediği 10'uncu Âlimler
Buluşması’nda selamlama konuşması gerçekleştirdi. Yapıcıoğlu, “Kardeşlik
hukukunun yeniden tesis edilmesi için çalışma ve gayretlerimiz devam ediyor.
Bin yıllık kardeşliğin temeli ortak inancımızdır.” ifadelerini kullandı.
"Aile kurumunun
yıkılması, genç nesillerin sapkınlığa düşürülerek neslin yok edilmesi tehlikesi
her gün biraz daha büyüyor."
Konuşmasına hamd ve sena ile selam ile başlayan HÜDA PAR
Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, 10'uncu Alimler Buluşmasının hayırlara
vesile olmasını temenni etti.
Alem-i İslam'ın yaklaşık 200 yıldır Batı uygarlığının ve
modernizmin zihinsel, kültürel ve fiili taarruzlarıyla karşı karşıya olduğunu
belirten Yapıcıoğlu, "Batı'dan yayılan modern paradigma saf ve temiz
inancımızı, ferdî ve ictimaî hayatımızı, kimliğimizi ve nesillerimizi çok yönlü
olarak etkisi altına almakta ve ciddi bir tehlike arz etmektedir. Çoğu insanın
yaradılış gayesini unuttuğu, hedef ve istikametini şaşırdığı, insanî ve İslamî
değerlerini yitirme tehlikesi ile karşı kaşıya kaldığı çok kritik bir süreçten
geçiyoruz. İnsanlık ciddi bir soykırım tehdidi ile karşı karşıyadır.
Soykırım sadece silahla yapılan bir şey değildir. Aile kurumu ve gençlik çok
ciddi saldırılar altındadır. Aile kurumunun yıkılması, genç nesillerin
sapkınlığa düşürülerek neslin yok edilmesi tehlikesi her gün biraz daha
büyüyor. Kısırlaştırma, cinsiyetin iptal edilmesi, evliliklerin ve çocuk sahibi
olmanın gençlerin gündeminden çıkarılmasıyla nüfusun çoğalmasının önlenmesi
soykırımın farklı bir metodudur." diye konuştu.
"Bütün mesele
hak yolda istikamet üzere kalabilmektir"
Yapıcıoğlu, "Şuurlu tüm Müslümanların ve ümmete
rehberlik edenlerin bu olumsuz gidişatı, bu menfi gidişi dert edinmesi, yaşanan
sorun ve sıkıntılara makul çözümler üretmek için çaba ve gayret sarf etmesi
gerekmektedir. Rabbimize hamdolsun ki bugün İslam coğrafyasında ve dünya
genelinde ümmetin gidişatını ve İslam'ın evlatlarının durumunu dert edinen alim
şahsiyetler, kurumlar, camialar ve cemaatler vardır. Bütün zorluklarına
rağmen sadece istikamete odaklanıp mücadele sahasından ayrılmayanlar, pes
etmeyenler hedeflenen neticeye tam olarak ulaşamasalar bile bu işten mutlaka
kazançlı çıkacaklardır. Çünkü bütün mesele hak yolda istikamet üzere
kalabilmektir. Asıl başarı ve zafer de budur." ifadelerini kullandı.
"Bir avuç katil
gözlerimizin önünde kardeşlerimize soykırım uyguladı"
Soykırımcı siyonist işgalcilerin, iki yıl boyunca Gazzeli
kardeşlerine tarifi bile çok zor olan acılar yaşattığını vurgulayan Yapıcıoğlu,
şöyle devam etti: "Malumlarınız olduğu üzere son iki yıldır özellikle
Gazze ve orada sürdürülen soykırım ve oradaki direniş gündemimizin birinci
sırasındadır. Vahşi düşmanın gücü, sahip olduğu silahlar değil, bizim
dağınıklığımız ve dünyevileşmemizdir. İki milyara yakın nüfusa sahip İslam
ülkeleri maalesef iki milyon Müslümanı Batılı ülke yöneticilerinin olmayan
insafına terk etti. Bir avuç katil, gözlerimizin önünde kardeşlerimize soykırım
uyguladı, ümmetin onurunu çiğnedi; bizler uzaktan dua edip ağlamakla,
soykırımcılara lanet etmekle yetindik. Ağır bir imtihanda çok ağır bir hasar
aldık.
Gazze'ye bihakkın yardım edemedik, çocukların öldürülmesine
engel olamadık. Ama Gazze; şehitleri ve direnişi ile bize ruh verdi,
imkansızlığın mazeret olmadığını bize öğretti. Gazze okul oldu, cihad ile
ilgili ayetlerin tefsirini bize ders verdi. Gazze bir ışık oldu, perişan
halimizi, zaaflarımızı, zayıflıklarımızı, eksikliklerimizi bize gösterdi. Gazze
mektebinin bize öğrettiklerini, Filistin'in, Filistinlilerin kahramanca
direnişini, yiğitlerinin sebatını, Gazzeli kadınların sarsılmayan imanını,
Gazzeli çocukların mazlumiyetini unutmamalı, gelecek nesillerimize
aktarmalıyız."
“Ümera ile ulema,
hedefe doğru birlikte hareket ettiklerinde uyanış ve şahlanış mümkündür"
Geçtiğimiz 2 Ekim gününün, Selahaddin-i Eyyubi’nin Kudüs’ü
fethinin 838. Yıldönümü olduğunu hatırlatan Yapıcıoğlu, Fethetmek üzere
Kudüs'ü hedefine koyduğu zaman İslam dünyasının siyasi hali ile ulemanın durumu
günümüzdekinden çok da farklı değildi. İslam âlemi parçalanmışlık ve ihtilaftan
kan ağlıyordu. Fakat menfi şartlar Kudsü Şerif'in ikinci fatihi Selâhaddîn-i
Eyyûbî'yi ümitsizliğe düşürmedi, onu hedefinden vazgeçirmedi. Onun mücadele
metodu ve Mevlânâ Hâlîd-i Bağdâdî'nin irşad ve davet perspektifi bizler için
numune-i imtisaldir. Bu iki örnek ümera ile ulemanın, hedefe doğru birlikte
hareket ettiklerinde uyanış ve şahlanışın nasıl mümkün olduğunu
göstermişti." şeklinde konuştu.
"Yeni bir uyanış ve silkiniş de yine ulema ve ümeranın
doğru istikamette birlikte hareket etmesiyle mümkündür." diyen Yapıcıoğlu,
ulemanın hikmet ve irfanla yoğrulmuş ilmi birikimi, ümeranın gücü ve
kararlılığı ile birleştiğinde İslam ümmetinin düştüğü yerden yeniden ayağa
kalkacağını kaydetti.
"Afganistan
ulemanın önderliğinde, medrese talebelerinin cesaret, fedakârlık ve kararlılığı
Amerikan işgalinden kurtarıldı"
Yapıcıoğlu, "Aramızda çok değerli zatlar var.
Filistinli kardeşlerimiz Üstad Fevzi Berhum, Dr. Sami Ebu Zuhri, Dr. Nevaf
Tekruri ve bu hafta başında Ankara'da ziyaret ettiğimiz Afganistan İslam Emirliği’nin
Ankara Büyük Elçisi Muhterem Saniullah Farahmend vardır. Hepinizin huzurunda
katılımlarından ve insanüstü çabalarıyla ortaya koydukları İslami cihaddan ve
kararlılıkla elde ettikleri başarılarından dolayı hepinizin adına onların
şahsında Gazzeli, Filistinli ve Afgan kardeşlerimizi tebrik ediyorum. Malumlarınız
olduğu üzere Sayın Büyükelçinin memleketi olan Afganistan, on yıllardır çok
sıkıntılar çekti. 1979’da başlayan Rus işgali, ardından 20 yıllık Amerikan
işgali… Ama orada da imkansızlıklar o kardeşlerimizi yollarından çevirmedi,
azimlerini kıramadı. Farklı emperyalist
ülkelerin istilasına, işgaline uğradı, katliamlar yaşadı, talan edildi,
viraneye çevrildi. Mücahitler, Afganistan'ı yerli işbirlikçilerin de desteği
ile işgal edenlerin süper güç olduklarına, ellerindeki gelişmiş silahlara
bakmadılar, direndiler. Ulemanın önderliğinde, medrese talebelerinin cesaret,
fedakârlık ve kararlılığı ile 15 Ağustos 2021'de ülkelerini son Amerikan
işgalinden de kurtardılar. Ülkeyi yeniden ayağa kaldırmak ve yaraları sarmak
için cehd ve gayretleri eksilmeden devam ediyor. Sayın Büyükelçi'nin şahsında
Afgan kardeşlerimizi ve zaferlerini bir kez daha tebrik ediyorum." diye
ekledi.
Afganistan örneğinin, ulemanın öncülüğünün önemini bir kez
daha gösterdiğini vurgulayan Yapıcıoğlu, "Ulema sınıfı içtimai, iktisadi
ve siyasi meselelere daha fazla yoğunlaşarak sosyal hayata daha güçlü bir
şekilde tesir etmelidir. Ulema, Müslüman toplumların huzur ve refahı, maddi ve
manevi açıdan kalkınması için idarecileri yönlendirme hususunda aktif bir rol
üstlenmelidir. İslamî uyanışa rehberlik edecek kadroların, geleceği inşa etmesi
için dünü ve bugünü iyi okuyarak mevcut şartlara ve ihtiyaçlara cevap
verebilecek bir yetkinliğe sahip olması elzemdir." değerlendirmesinde
bulundu.
"Başkasını
taklit edenler, önce kimliğini kaybeder"
Müslüman halkların kurtuluşunun ancak kendi asıllarına
dönmeleri, medeniyetlerini ihya etmeleri ile mümkün olduğunu söyleyen
Yapıcıoğlu, "Modernleşme adına benzemeye çalıştığımız Batı uygarlığının
bize biçtiği gömlek bedenimize uymadı. O gömleği giyenler onlar gibi olamadı,
kendi gibi de kalamadı. Başkasını taklit edenler, önce kimliğini kaybeder.
Kendi olmaktan çıkınca saygınlığını da kaybeder. Kardeşleriyle çekişip kavga
edenler, önce heybetini kaybeder, sonra düşmanla savaşma gücünü kaybeder."
diye ekledi.
“Zihinlerimize ve
kalplerimize örülen kalın duvarları yıkmalı ve istikamete odaklanmalıyız”
Yapıcıoğlu, şöyle devam etti: "Şimdi önümüzde iki yol
var. Ya küresel zilleti kabul edip şer güçlerin bize dayattığı rolü
oynayacağız; maddi ve manevi dünyamıza çizilen sınırlara hapsolacağız.
Birbirimizi sahip olduğumuz etnik ve mezhebi aidiyetler üzerinden öteki kabul
edip kırmaya devam edeceğiz. Ya da özümüze dönüp kendimiz olacağız,
sorunlarımızı emperyal güçlerin müdahalesine fırsat vermeden, adalet temelinde
çözüp kardeşlik hukukunu yeniden tesis edeceğiz ve böylece birlik olup yeniden
izzet bulacağız. Bunun için öncelikle zihinlerimize ve kalplerimize örülen
kalın duvarları yıkmalı ve istikamete odaklanmalıyız."
"Bin yıllık
kardeşliğin temeli ortak inancımızdır"
İnsanı merkeze alan anlayışla her alanda adaleti yeniden
tesis etmeyi siyasetin temel hedefi haline getirdiklerini söyleyen Yapıcıoğlu,
"Bu meyanda, insanımıza kırk yılı aşkın bir süredir acılar yaşatan şiddet
ve terör sorununun sona erdirilmesi, kardeşlik hukukunun yeniden tesis edilmesi
için çalışma ve gayretlerimiz devam ediyor. İnşaallah bu hayırlı sonuçların
gerçekleşmesi için elimizden gelenin en iyisini yapacağız. Kürt Meselesi bir
hak-hukuk meselesidir. Hukuku tesis edilemediği için tahakkuk edemeyen
kardeşliğimiz zarar görmüştür. Bin yıllık kardeşliğin temeli ortak
inancımızdır. Bu temel sağlamdır ve kardeşliğin devamı da bu temelde olacaktır.
Çözümün başka yerde aranması zaman kaybı ve çözümsüzlük getirir. Meselenin
çözümsüz kalmasının sonucu ise emperyalist müdahalelere açık hale gelmiş
huzursuz bir coğrafya, heba edilen nesiller ve ekonomik çöküntüdür."
şeklinde konuştu.
“Ümmetin hayrına olan
her faaliyete var gücümüzle destek vermeye devam edeceğiz”
Yapıcıoğlu, "Memleketimizin, İslam coğrafyasının ve
insanlığın mustarip olduğu bütün meselelerde inisiyatif almaya, başta ulemanın
yaptığı çalışmalar olmak üzere ümmetin hayrına ve maslahatına olan her
faaliyete var gücümüzle destek vermeye devam edeceğiz." dedi.




