Haber dosyasını indirin
İndir
Düzenlediğimiz anayasa çalıştayında konuşan Genel Başkanımız Zekeriya Yapıcıoğlu, "İhtiyacımız olan şey; iskeletiyle de ruhuyla da sözüyle de üslubuyla da tamamen yeni ve yerli bir anayasadır.” dedi.
İnsan Hakları ve Hukuk İşleri Başkanlığımız tarafından İstanbul'da düzenlenen "Toplumsal Mutabakat Arayışı ve Yeni Anayasa" çalıştayı düzenlendi.
Topkapı'da bir otelde düzenlenediğimiz çalıştayda, 3 farklı panel
oturumu ile yeni anayasa çalışmalarında takip edilmesi gereken yol haritası,
dikkat edilmesi gereken hususlar ve toplumun beklentilerine ilişkin önemli
değerlendirmeler yapılacak.
Şeyh Cemal Mürsel Hoca'nın Kur'an-ı Kerim tilaveti ile
başlayan çalıştay, Genel Başkan Yardımcımız ve İnsan Hakları ve Hukuk
İşleri Başkanımız İshak Sağlam'ın açılış konuşması ve selamlama konuşmaları ile
devam etti.
Genel Başkanımız Sayın Zekeriya Yapıcıoğlu da bir selamlama
konuşması gerçekleştirdi.
Yapıcıoğlu, milletin, memleketin en önemli ihtiyaçlarından
biri olan yeni anayasayı konuşmak, tartışmak, fikirleri belirtmek üzere
toplandıklarını söyledi.
"Halen biz darbe
anayasası ile idare edilmeye devam ediyoruz"
Yapıldığı günden çok kısa süre sonra tartışmaya başlanan ama
43 yıldır yürürlükte olan bir darbe anayasası ile memleketin idare edildiğini
söyleyen Yapıcıoğlu, "Hemen herkes bu darbe anayasasından şikayetçi. Hemen
herkes bu anayasanın kötü bir anayasa olduğunu dile getiriyor. Fakat maalesef
bugüne kadar irili ufaklı yapılan değişikliklere rağmen darbeci ruhun sinmiş
olduğu bu anayasa halen varlığını devam ettiriyor ve halen biz darbe anayasası
ile idare edilmeye devam ediyoruz. Bu darbe anayasası ki ilk defa bu darbeyi
yapanlar darbe yapma suçundan yargılandılar, mahkum oldular, rütbeleri söküldü
fakat yaşları dolayısıyla bazıları da hayatta olmadığı için yargılanmaları
yapılmadı. Yaşlı olanlar cezaevlerine kapatılmadılar. Yani onların darbeci
oldukları, yaptıkları işin suç olduğu mahkeme kararı ile tescil edildi ama
onların eseri olan anayasa maalesef halen duruyor." diye konuştu.
Sadece 1982 anayasasının değil, 1921 anayasası hariç yapılan
bütün anayasaların ya olağanüstü dönemlerde ya da darbeciler tarafından
yapılmış anayasalar olduğunu belirten Yapıcıoğlu, bu yüzden ülkenin bir anayasa
geleneğinin maalesef bu gerçeklikle yoğrulduğunu; halkın inancıyla,
değerleriyle barışık bir anayasanın tam anlamıyla olmadığını söyledi.
"Anayasa
toplumla ve toplumun değerleriyle çatışmamalıdır"
Yapıcıoğlu, "Eğer bir anayasa toplumsal mutabakat metni
olacaksa ancak ve ancak uygulanacağı toplumun talep ve ihtiyaçlarına cevap
olacak şekilde kaleme alınmalıdır. Toplumla ve toplumun değerleriyle
çatışmamalıdır. Türkiye'nin en büyük sorunu da bize göre burada yatmaktadır. 1982
Anayasası başta olmak üzere darbe ürünü anayasalar; tek tipçi, dayatmacı,
ötekileştirici, inkarcı ve vesayetçi hükümleri ile birçok toplumsal sorunun
kaynağı olmuş, derin toplumsal travmalar oluşturmuştur." şeklinde konuştu.
"Bugün
ihtiyacımız olan şey; tamamen yeni ve yerli bir anayasadır"
Genel Başkanımız Sayın Zekeriya Yapıcıoğlu, şöyle devam
etti: "Bugün geldiğimiz noktada ülkemizin hem yönetim sisteminde hem de
toplumsal hayatında ortaya çıkan ihtiyaçlar; özgürlükçü, katılımcı, insan
onurunu esas alan, evrensel hukuk normlarıyla ve milletimizin inancıyla uyumlu
bir anayasanın yapılmasını zorunlu kılmaktadır. Dolayısıyla bugün ihtiyacımız
olan şey sadece adıyla değil gerçekten yeni olan bir anayasadır. Bugün
ihtiyacımız olan şey; iskeletiyle de ruhuyla da sözüyle de üslubuyla da tamamen
yeni ve yerli bir anayasadır.
Bu anayasa özgürlükçü olmalı, halkın inancı ve değerleriyle
uyumlu olmalı. Tek tipçi ve dayatmacı ögelerden tümüyle arındırılmış olmalı.
Hiçbir ideoloji dayatmamalı, eğer tek bir ideolojisi olacaksa o da adalet
olmalı, adaleti yüceltmeli, hukukun üstünlüğünü sağlamalı, devleti değil
milleti öncelemeli ve merkeze almalı, gelecek nesillerin iradesine ipotek
koymayan bir anayasa olmalıdır. Böyle bir anayasayı yapmak Türkiye Büyük Millet
Meclisi'nin hem yetkisi dahilindedir hem de daha fazla kaçamayacak tarihsel bir
sorumluluktur."
Ne zaman anayasa değişikliği gündeme gelirse pek çok kez
mevcut Meclis'in yeni bir anayasa yapamayacağı, bütünüyle yeni bir anayasa
yapabilmek için kurucu bir Meclis'in olması gerektiğinin dile getirildiğini
hatırlatan Yapıcıoğlu, "Halbuki bugünkü yapısı ile Türkiye Büyük Millet
Meclisi, 15 partinin bulunduğu, toplumun oylarının yüzde 95'inin Meclis'e
yansıdığı yani milletin iradesinin yansıdığı bir meclis olarak yeni bir anayasa
yapma yeterliliğine, hakkına ve yetkisine sahip değil ise; birkaç kişinin darbe
yaparak kendilerini seçtiği, yine kendilerinin seçtiği birkaç kişiden oluşan
danışman meclislerinin ya da kurucun meclislerinin sahip olduğu yetkiye sahip
olmayacaksa peki hangi meclis ve ne zaman böyle bir anayasa yapma, bütünüyle
bir anayasa yapma yetkisine sahip olacaktır?" diye sordu.
"Meclis, tamamen
yeni bir anayasa yapma yeteneğine sahiptir"
Yapıcıoğlu, "Bu yüzden anayasa tartışmaları gündeme
geldiğinde dedim ki Meclis'in öncelikle yapması gereken şey kendi hakkına,
yetkisine, hukukuna sahip çıkmaktır. Kendi hukukuna sahip çıkamayan bir meclis,
elbette milletin hukukunu da müdafaa ve muhafaza edemeyecektir. Bizim
kanaatimiz, bu meclisin tamamen yeni bir anayasa yapma hakkına, yeteneğine ve
yetkisine sahip olduğu yönündedir." şeklinde konuştu.
Bugün bu çalıştayın, sadece akademik bir toplantı olarak
değil aynı zamanda milletin özlemini duyduğu toplumsal sözleşmenin ve toplumsal
mutabakatın filizlenmesine de bir zemin olmasını temenni eden Yapıcıoğlu,
"Farklı görüşlerimizi, renklerimizi, düşüncelerimizi ortak bir akılla
buluşturabilirsek geleceğe daha güçlü ve emin adımlarla yürüyebilir,
çocuklarımıza daha adil ve daha yaşanabilir yarınlar bırakabiliriz. Temennimiz
burada yapılacak tartışmaların kutuplaşmayı değil uzlaşmayı, ayrışmayı değil
birleşmeyi, dayatmayı değil ortak iradeyi doğurmasıdır. Biliyoruz ki yeni
anayasa sadece belli bir kesimin değil bütün milletin ortak eseri
olmalıdır." diye ekledi.
Yapıcıoğlu, konuşmasının sonunda, "Bu vesileyle ben
çalıştığımızı ülkemize ve gelecek nesillerimize hayırlar getirmesini diliyor,
katkı sunacak herkese şimdiden teşekkür ediyorum." ifadelerine yer verdi.




