Genel Başkanımız Zekeriya Yapıcıoğlu, Gaziantep’te partimizin Şahinbey ve Şehitkâmil İlçelerinin 5. Olağan Kongrelerine katıldı. “Terörsüz Türkiye” sürecine dair mesaj veren Yapıcıoğlu, “Kardeşliğin edebiyatını çok yaptık artık bunun hukukunu oluşturalım” dedi.
Genel Başkanımız Zekeriya Yapıcıoğlu, partimizin Şahinbey ve
Şehitkâmil İlçelerinin 5. Olağan Kongrelerinde partililere ve kamuoyuna hitap
etti.
Şahinbey Kongre ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen
kongrelerde konuşan Yapıcıoğlu, "Terörsüz Türkiye" süreci başta olmak
üzere yeni anayasa, ekonomi, aile kurumu, gençlik, siyasetteki yozlaşma ve
Gazze'de devam eden soykırıma dair önemli mesajlar verdi.
Konuşmasına Gaziantep'te olmaktan duyduğu memnuniyet dile
getirerek başlayan Yapıcıoğlu, Kurtuluş Savaşı döneminde Fransız işgaline karşı
halkın kendi imkânlarıyla başlattığı ve 11 ay süren destansı bir şehir direnişi
olan Antep Savunması şehitlerini rahmet ve minnetle yâd etti.
“Milletin gündemi geçimken birbirlerini
pavyonculukla suçlayan parti genel merkezlerini ibretle izliyoruz”
Kongrelerin hayırlara vesile olması temennisinde bulunan
Yapıcıoğlu, “Kongre süreçleri bir yenilenme, bir taze kan, bir bayrak yarışı,
bir hizmet yarışıdır. Malumlarınız olduğu üzere pek çok partinin kongresinde
sandalyelerin havada uçuştuğunu, yumrukların konuştuğunu, seslerin
yükseldiğini, insanların birbirine diş bilediğini görmüşsünüzdür. Milletin
gündemi geçim iken, milletin gündemi Gazze iken, milletin gündemi aile iken,
gençlik iken; birbirlerini ihanetle, birbirlerini hırsızlıkla, birbirlerini
pavyonculukla itham eden, suçlayan parti genel merkezlerini görüyorsunuz. Hep
beraber ibretle izliyoruz.” dedi.
“Bizimki
parti davası, makam ve koltuk davası değil’
2020 yılında vefat eden Gaziantep İl Başkan
Yardımcımız Abdulkadir Üstündağ’ı yâd eden Yapıcıoğlu, “Bütün samimiyetimle
söylüyorum birbirinizin kıymetini bilin. Partinizin kıymetini bilin. Biz yola
çıktığımızda, bizimki parti davası, makam ve koltuk davası değil’ dedik. İşte
bu salon, önceki ve mevcut başkanlarımızın burada bulunması bunun çok güzel bir
ispatıdır. Her gün biraz daha imkânlarla, partimizi büyüterek, davamızı daha
fazla sayıda insana ulaştırarak yolumuza devam ediyoruz.” şeklinde konuştu.
“Gaziantep'te kendi logomuzla girdiğimiz son
iki seçimde; oylarımızı yüzde 116 artırdık”
Yapıcıoğlu, konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı: “Bizler
birbirimizle yarışacağız ama hayırda yarışacağız. Bizler birbirimize yardımcı
olacağız ama Allah'ın izniyle iyilik ve takva üzere yardımlaşacağız. İnşallah
böyle olduğumuz müddetçe de bu dava büyümeye devam edecek. Gaziantep'te kendi
logomuzla girdiğimiz son iki seçimde; oylarımızı yüzde 116 artırdık. Bunu kim
yaptı? Bunu sizler gerçekleştirdiniz.” temennisinde bulundu.
“Delegelerin
iradelerinin pazarlık konusu yapıldığı pavyonlardaki toplantılara bir çift
sözünüz var mı?”
CHP'de yaşananların bütün basının gündeminde olduğunu
ifade eden Yapıcıoğlu, “Daha önce de söyledim, CHP'nin iç işleyişi bizi
ilgilendirmez. Fakat dışarıya taşan pis kokular bütün toplumu rahatsız ediyor.
Bizi de rahatsız ediyor. Mahkeme bir mutlak butlan kararı verdi, 38. Kurultay'ı
iptal etti ve bu iptalden sonra farklı farklı tepkiler var. Birileri de mealen,
‘partiyi kimin yöneteceğine delege karar verir. Partinin başkanının kim
olacağına delege karar verir. Kongrelerde, böyle salonlarda bu kararlar verilir;
mahkeme salonlarında değil’ diyorlar ve doğrudur. Ama beyler, delegelerin
iradelerinin pazarlık konusu yapıldığı pavyonlardaki toplantılara da bir çift
sözünüz var mı? Yok mu? Delegelerin iradesi satılık mı? Normal bir şey mi? Ya
da ‘birisi belediye başkanı oldu, sadece kendi partililerini işe alırsa buna
itiraz eder miyiz, etmez miyiz? Peki, birisi belediye başkanı olduğunda, kendi
partilisi değil, kendi partisinin içerisindeki bir hizbe hizipçilik yaparak
sadece adaylardan birini destekleyenlere iş vermeye ne dersiniz? Normal bir şey
mi? Hiç mi bunları konuşmayacaksınız? Bir defa da birileri çıksın, eğriye eğri,
doğruya doğru desin. Yanlışı, yanlış olduğu için eleştirsin.” diye konuştu.
“Yeni
anayasayı yapmak milletin ve meşru temsilcilerinin hakkıdır”
Memleketin ve milletin sorunlarının olduğuna dikkat çeken
Yapıcıoğlu, memleketin ve milletin, en önemli ihtiyaçlarından birinin yeni
anayasa olduğunu belirterek, “Türkiye, 1982'den beri darbe anayasasıyla
yönetiliyor. Bu darbe anayasasının üzerinde 20'den fazla değişiklik yapıldı,
maddelerin belki üçte ikisi değişti. Fakat o darbeci ruh sinmiş ve hâlâ o darbe
anayasasını değiştiremedik. Anayasalar, bir milletin nasıl idare edileceğinin
belgesidir. Eğer millet kendi kendini idare edecekse o zaman anayasayı yapmak
da milletin ve onun meşru temsilcilerinin hakkıdır. Ama darbe dönemlerinde
darbeciler, millete ait olan o hakkı gasp edip kendileri oturup sil baştan bir
anayasa yapıyorlar. Millet ya da milletin vekilleri yeni bir anayasa yapmaktan
bahsettiklerinde, sözüm ona o darbecilere ve darbelere karşı olduğunu
söyleyenler, ‘olmaz’ diyorlar. ‘Darbeler ile gelenler anayasa yapabilirler ama
siz seçimle gelenler anayasa yapamazsınız’ diyorlar. ‘Anayasaları ancak kurucu
iktidarlar yapabilirler’ diyorlar.” şeklinde konuştu.
“Bu milletin kendi anayasasını yapma hakkı
vardır”
Yapıcıoğlu, “Biz de, ‘bu milletin kendi anayasasını yapma
hakkı vardır, bu milletin vekillerinin böyle bir anayasa yapma yeteneği de
vardır, buna imkânı da vardır’ diyoruz. İnşallah bu millet, hak ettiği, bütün
toplumu kucaklayan, sivillerin yani milletin kendisinin ve temsilcilerinin
yaptığı, adaleti sağlayacak, herkesin kendisine ‘işte bu benim ülkemdir, işte
bu benim idaremdir, işte bu benim anayasamdır’ diyeceği bir anayasayı
yapabilmeyi Allah-u Teâlâ bizlere nasip eylesin. Yeni anayasa, bu parlamentonun
ve bu siyaset kurumunun bu aziz millete vermiş olduğu bir sözdür, aynı zamanda bir
namus borcudur.” diye belirtti.
“11
maddelik kanun teklifimizi Cumhurbaşkanına ve Meclis Başkanlığına sunduk”
Konuşmasının devamında “Terörsüz Türkiye” sürecine de
değinen Yapıcıoğlu, “Memleketin uzun süre gündeminde kalan, bu aralar biraz
soğuyan ama aslında hâlâ gündeminde kalmaya devam eden bir bir meselemiz daha
vardı. Neydi o? PKK'nın tasfiye süreci ve PKK fesih kararı aldı ama bunu
uyguladı mı uygulamadı mı? Sembolik bir silah bırakma seremonisi düzenlendi, 30
kişi silah bıraktı; elinde silah olan diğerleri silahları bıraktı mı bırakmadı
mı, ne zaman bırakacak? Bir yasal düzenleme olacak mı olmayacak mı? Bunlar
konuşuluyor. Biz bununla ilgili 11 maddelik bir kanun teklifimizi geçtiğimiz
2025'in Kasım ayında Sayın Cumhurbaşkanına sunduk. Aralık ayının başında Meclis
Başkanına sunduk. Meclis’te grubu bulunan partilerden hem AK Parti'ye hem
CHP'ye hem DEM Parti'ye hem MHP'ye hem de Yeni Yol grubuna da kanun teklifimizi
taslak olarak sunduk ve ‘bu bir zemin olsun. Bunun üzerinde tartışalım’ diye
teklif ettik. Bu konuda bir adım gelmeyince teklifimizi teknik manada bir kanun
teklifi olarak Meclis Başkanlığına sunduk.” şeklinde konuştu.
“Herkes bu şiddet parantezi kapansın istiyor”
Türkiye’nin gündeminden şiddetin ve terörün tamamen
çıkarılması gerektiğini belirten Yapıcıoğlu, “Evet, bir taraftan 40 yıllık bir
şiddet sorunumuz var. Herkes istiyor ki bu şiddet parantezi kapansın, 50 yıla
yaklaştı, yeter. Kan dökülmesin. Enerjimizi bu sorunla harcamayalım, imkânlarımızı
bu sorunla, bu sorunun çözümü için ya da bu sorunla mücadele etmek için
harcamayalım. Ama bundan bağımsız ve bundan farklı olarak 100 yılı aşkın bir
süredir bu memlekette yaşanan bir Kürt meselesi var. Bunu farklı farklı şekillerde
ifade etmek mümkündür, nitekim edildi. Sayın Cumhurbaşkanı tarafından ‘iç
cephenin tahkim edilmesi’ dendi. Biz de ‘kardeşlik hukukunun yeniden tesisi’
dedik. ‘Kardeşlik hukuku’ Meclis’teki rapora da girdi. Sayın Cumhurbaşkanı da
Devlet Bahçeli Bey de Meclis Başkanımız da farklı farklı siyasiler de bu
kavramı telaffuz etmeye başladılar.” diye konuştu.
“HÜDA PAR olarak elimizden gelen bütün çabayı
ortaya koyacağız”
Kardeşlik hukukunun sadece dilde kalmaması gerektiğinin
altını çizen Yapıcıoğlu, şöyle konuştu:
“Evet, kardeşliğin bir hukuku vardır. Biz de ‘kardeşliğin
edebiyatını çok yaptık ama artık bunun hukukunu oluşturalım’ dedik. Allah,
'Müminler ancak kardeştir' buyurmuştur. Bu ölçüyü hiç kimsenin değiştirmeye
hakkı da haddi de yoktur. Evet, biz kardeşiz. ‘Eğer kardeşliğin hukuku yerine
getirilmezse bu kardeşlik bozuluyor. O yüzden bu işin hukukunu oluşturalım, araya
fitne girmesin ve bu konuda da elimizi çabuk tutalım’ diyoruz. İnşallah
Rabbimin izni ve inayetiyle biz bunu da gerçekleştireceğiz. Gerçekleştirmek
için HÜDA PAR olarak bize ne düşüyorsa elimizden gelen bütün çabayı ortaya
koyacağız. Mutlaka kardeşliğimizi sağlam hale getirmemiz, bunun hukukunu tesis
etmemiz gerekir.”
“Gazze'de
soykırım devam ediyor”
Siyonist işgal rejiminin Gazze'de sürdürdüğü soykırıma da
değinen Yapıcıoğlu, “Evet, siyonist saldırganlık maalesef devam ediyor. Gazze'de
soykırım devam ediyor. Gazze'de sözüm ona ateşkes sağlandı ama ateşkesten bu
yana bin civarında Filistinli kardeşimiz daha şehit edildi. Oradaki yönetici
kadrolara suikastlar devam ediyor. Gazze'ye insani yardımların girişi
engellenmeye devam ediyor. Gazze’deki insanlar anlaşmaya göre Şarm eş-Şeyh'te, Türkiye'nin
de masada olduğu ‘Gazze Barış Kurulu’ diye bir komisyon kuruldu ve bir anlaşma
imzalandı. Katar, Mısır ve Türkiye gibi garantörler vardı. O anlaşmaya göre
günlük 600 kamyon ihtiyaç malzemesi Gazze'ye girecekti. Ama Gazze'ye giren
kamyon sayısı 120, 130'larda, yani dörtte bir bile değil. Gazze’deki yaralılar,
ağır hastalar dışarıya çıkarılacaktı. Gazze'de ilaç yok, su ve gıda yetersiz,
hastane yok, okul yok. 20 bine yakın öğrenci, binin üzerinde eğitimci şehit
edildi.” dedi.
“Bu asla kabul edilemez”
Yapıcıoğlu, “Gazze bu haldeyken ve siyonist rejim verdiği
hiçbir sözü yerine getirmemişken şimdi kalkıp oturuyorlar, ‘HAMAS silahlarını
teslim etsin’ diyorlar. Siyonist rejim ‘biz hiçbir direnişle karşılaşmayalım.
Ey Gazzeliler! Gelin kurbanlık koyunlar gibi boynunuzu uzatın, sizleri birer
birer keselim. Diğer İslam ülkeleri, siz de oturun kös kös kendi sıranızı
bekleyin’ diyor. Bu asla kabul edilemez.” şeklinde konuştu.
Yapıcıoğlu, Gazze'deki soykırıma ve İslam dünyasının
içinde bulunduğu duruma dikkat çekerek, yaşanan zulümlerin durdurulması ve
Müslümanların haklarının korunması için tek kalıcı çözümün İttihad-ı İslam
(İslam Birliği) olduğunu vurguladı.
“Konkordato
ve iflaslar artıyor”
Ekonomi gelişmelere de değinen Yapıcıoğlu, Gaziantep’in bir
sanayi şehri olduğunu ifade ederek, “Gaziantep, 50'den fazla şehrin yaptığından
daha fazla üretim ve ihracat yapan bir şehrimiz. Ekonomide bir dalgalanma ya da
bir olumsuz bir tablo ortaya çıktığında bundan dolayı Gaziantep diğer
illerimize göre biraz daha fazla etkileniyor. Özellikle Covid-19 vakalarından
sonra, akabinde Ukrayna-Rusya savaşı, enerji krizi, gıda krizi derken bütün
dünya bir enflasyonla imtihan oldu, biz de içindeyiz. Pek çok yerde enflasyon
dizginlendi, makul seviyelere geldi ama bizde enflasyon hâlâ çok yüksek.
Enflasyon yükseldikten sonra, özellikle 2023 seçimlerinden sonra yeni bir
mücadele programı açıklandı; sıkı para politikasıyla enflasyonun dizginleneceği
söylendi. Piyasadan para çekildi faizler yükseltilmek suretiyle ama enflasyon yüzde
30'lardan 40'lardan yüzde 70'lere çıktı, şimdi tekrar yüzde 32'lere indi.
Piyasada para yok ama enflasyon da düşmedi yeterince. Faizler yüksek, faizlerin
yüksekliği ve paranın yokluğu piyasada bir durgunluğa sebebiyet veriyor.
Konkordato ve iflaslar artıyor, Gaziantep'te de böyle.” diye konuştu.
“Enflasyonun sebebi talebin fazlalığı değil”
Yapıcıoğlu, “Enflasyonun sebebi talebin fazlalığı değil.
Üretim maliyetleri arttığında siz parayı, talebi kısarak fiyatları aşağıya
çekerseniz sanayiciyi bitirirsiniz ve esnafa ciddi zarar verirsiniz. Maliyetler
yüksek, talepten kaynaklı bir enflasyon olsa, onu düşürmenin yollarından birisi
talebi kısmaktır.” dedi.
“Gayrisafi milli hasılanın yüzde 1'i kadar
çiftçiye destek vermelisiniz”
Artan gıda enflasyonu ve hayat pahalılığının halkın en
önemli gündemi olduğunu belirten Yapıcıoğlu, “Gıda ürünlerinin bir üretim
maliyeti vardır, girdiler pahalı. Gübre pahalı, ilaç pahalı, tohum pahalı,
enerji pahalı, sulamayı daha pahalı yapıyorsunuz. Şimdi bunların ya fiyatını
aşağıya çekeceksiniz ya da hiç olmazsa o üretim maliyetleri yüksek olduğu için
fiyatı aşağıya çekemiyorsanız çiftçiye ürettiği mal için kilo başına
desteğinizi arttıracaksınız. Zaten mevcut tarım kanununa göre gayrisafi milli
hasılanın yüzde 1'i kadar çiftçiye destek vermelisiniz.” şeklinde konuştu.
Halkın bir diğer gündeminin gençlik ve aile olduğuna
dikkat çeken Yapıcıoğlu, hükümet tarafından açıklanan yeni paketlerin yetersiz
olduğunu belirtti.
“Süresiz nafaka zulümdür”
Anayasa Mahkemesi'nin süresiz nafaka düzenlemesine
yönelik verdiği iptal kararına da değinen Yapıcıoğlu, “Biz daha önce çok
söyledik, ‘süresiz nafaka zulümdür’ dedik. Anayasa Mahkemesi de bunun yanlış,
haksız olduğunu belirterek iptal etti ve Meclis’e yeni bir düzenleme yapmak
için 9 aylık bir süre verdi. Şimdi birileri ‘bu kadının hakkıdır, bu nafaka
iptal edilirse kadın yoksul kalacak’ diyor. Anayasa Mahkemesi ‘hiç nafaka
verilmesin’ demiyor. Bir kişi 3-5 gün veya 3-5 ay evli kalmışsa 30-40 yıl
boyunca niye nafaka alsın?” diye sordu.
“Kadın çalışmak zorunda kalmasın”
Geçimini sağlayamayan kadınların geçimini devletin
sağlaması gerektiğini ifade eden Yapıcıoğlu, “Kadın çalışmak zorunda kalmasın,
kadının çalışacak kimsesi de yoksa devlet onun zaruri ihtiyaçlarının tamamını
karşılasın. Bizim teklifimiz budur. Zira bizim bir medeniyetimiz var. Bizim
şanlı tarihimiz ve medeniyetimiz çok güzel örneklerle doludur.” açıklamasında
bulundu.
“Kadın, bu memlekete evlat yetiştiriyorsa
onun hizmeti takdir edilmelidir ve emeklilik hakkı tanınmalıdır”
Aile kurumunu desteklemek, evliliği özendirmek ve ev
hanımlarına sosyal güvence sağlamak amacıyla 25 yıl evli kalan kadınlara
emeklilik hakkı verilmesini yıllardır dile getirdiklerini belirten Yapıcıoğlu,
“25 yıl evli kalan, çocuk büyüten her kadına emekli maaşı bağlanmalı. Şimdi bu
konuda da hükümet bir adım attı, ev hanımlarına ‘siz sigorta priminin bir
kısmını kendiniz ödeyin, biz de size prim desteği sağlayalım’ diyor. Güzel ama
yetmez. Biz ‘primini kadından almayın, ev hanımıysa zaten kendine ait bir geliri
yoktur. Kadın, bu memlekete evlat yetiştiriyorsa onun hizmeti takdire şayandır,
takdir edilmelidir ve ona emeklilik hakkı tanınmalıdır’ diyoruz.” ifadelerini
kullandı.
“Evlilik kredisi yerine hibe verilsin”
Gençlerin evliliğini teşvik etmek amacıyla devlet
kredilerinin ve desteklerin borçlandırma yerine tamamen geri ödemesiz hibe
olarak verilmesini istediklerini belirten Yapıcıoğlu, “Partimizi kurduğumuz
günden beri söylüyoruz. Hükümet bu konuda bir adım attı, şimdi gençlere kredi
veriyor. Biz ‘kredi yerine verilen desteğin hem miktarını arttırın hem de hibe
olarak verin’ diyoruz.” dedi.
“Allah'ın izniyle bütün sorunların takipçisi
olacağız”
Üniversite okuyan gençlerin evliliğini teşvik etmeye
yönelik henüz öğrenciyken evlenmek isteyen gençlerin barınma sorununu çözmek
amacıyla üniversite kampüslerinde evli öğrenci yurtlarının yapılmasını da
yıllardır talep ettiklerini bildiren Yapıcıoğlu, “Memleketin neresinde herhangi
bir vatandaşımızın bir sorunu varsa inşallah biz onunla ilgiliyiz, biz onunla
somut ve uygulanabilir çözümler geliştiriyoruz. Allah'ın izniyle bütün
sorunları çözünceye kadar takipçisi olacağız.” diye konuştu.
“Kongrelerin hayırlara vesile olmasını
diliyorum”
Yapıcıoğlu konuşmasını şu ifadelerle tamamladı:
“Şahinbey İlçe Başkanlığı görevini devreden Mustafa Kaya
kardeşime ve İlçe Yönetim Kurulu Üyelerine, yaptıkları hizmetlerden dolayı
teşekkür ediyor, hayırlı hizmetlerinin devamını diliyorum. Şahinbey İlçe
Başkanlığı görevini devralan Abdülhakim Övet kardeşime, Şehitkâmil İlçe
Başkanlığı görevine yeniden seçilen Âdem Kılınç kardeşime ve İlçe Yönetimine
seçilen tüm kardeşlerime başarılar diliyorum.”
Konuşmaların ardından gerçekleştirilen seçimde, tek
listeyle gidilen kongrede Şahinbey İlçe Başkanlığı’na Abdülhakim Övet seçildi. Şehitkâmil
İlçe Başkanı Âdem Kılınç ise tüm delegelerin oyunu alarak yeniden seçildi.
Kongreye, Genel Başkanımız Zekeriya Yapıcıoğlu’nun
yanı sıra Genel Başkan Yardımcımız ve Gaziantep Milletvekilimiz Şahzade Demir,
Genel İdare Kurulu Üyemiz Metin Kaya, İl Başkanımız Faruk Göçer, parti
yöneticilerimiz, teşkilat mensuplarımız ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Önemli Gelişmeler
Hukuk, adalete dayanmalıdır June 13, 2026
