Haber dosyasını indirin
İndir
Genel Başkanımız Zekeriya Yapıcıoğlu, Meclis’e sunulan “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”ne ilişkin, terör ve şiddetin sona ermesinin en çok Kürtlere kazanç sağlayacağını ve artık kan dökülmemesinin tek başına büyük bir kazanım olduğunu söyledi.
Genel Başkanımız Zekeriya Yapıcıoğlu, Haber 7’nin “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” ve Kürt meselesine ilişkin sorularını cevapladı.
"Terörsüz Türkiye" sürecinin hukuki
düzenlemelerini kapsayan ve Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı'na
sunulan öncü statüdeki 12 maddelik çerçeve yasayı ve süreci değerlendiren
Yapıcıoğlu, terör ve şiddet sorunu ile Kürt meselesinin birbirinden ayrı
zeminlerde ele alınması gerektiğini belirtti ve yeni çerçeve yasayı şiddetin
sona ermesi adına "ülke için hayırlı bir adım" olarak değerlendirdi.
Yapıcıoğlu, Partimizin süreci desteklediğini ve
hazırlanan kanun teklifine imza vererek ortak olduğumuzu ifade etti.
“Terör ve şiddet sorunu ile Kürt Meselesi
birbirine karıştırılmamalı”
Sürecin başarıya ulaşmasını, terör ve şiddetin
Türkiye’nin gündeminden kalıcı olarak çıkmasını istediklerini belirten
Yapıcıoğlu, “Şiddet ve terörün sona ermesi için bu teklif ülkemiz adına önemli
ve hayırlı bir adımdır. Biz hep şunu söyledik: Türkiye'nin bir terör ve şiddet
sorunu, bir de bundan bağımsız olarak hak ve hukuk meselesi olan Kürt Meselesi
vardır. Bu iki konu birbirine karıştırılmamalı, ayrı zeminlerde ele
alınmalıdır. Meclis’e sunulan çerçeve yasa da Kürt Meselesinin çözümünü değil, PKK'nın
tasfiyesini ve şiddet sorununun çözümünü hedeflemektedir. Bu sürecin başarıyla
tamamlanması halinde hem şiddet sorunu çözülecek hem de Kürt Meselesi,
yıllardır hapsedildiği terör ve şiddet parantezinden çıkarılarak hak ve adalet
temelinde daha sağlıklı bir zeminde ele alınabilecektir." dedi.
“Terör ve şiddetin sona ermesinden en büyük
faydayı Kürtler görecektir”
Terör ve şiddetten bütün Türkiye’nin zarar gördüğüne
dikkat çeken Yapıcıoğlu, en büyük zararı gören ve en ağır bedelleri ödeyenlerin
ise Kürtler olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:
“Bu nedenle PKK'nın tasfiyesi, terör ve şiddetin sona
ermesinden en büyük faydayı da yine Kürtler görecektir. Ayrıca artık kan
dökülmeyecek olması, tek başına çok büyük bir kazanımdır. İşte bu nedenle HÜDA
PAR olarak bu süreci destekledik, hazırlanan kanun teklifine imza vererek ortak
olduk. Önemli bir aşamayı geçiyoruz."
“Muhtemel provokasyonlara mahal
verilmemelidir”
Siyaset kurumu ve medyanın sorumlu bir dil kullanmasının
son derece önemli olduğunu ve son derece hassas olan bu süreçte herkese büyük sorumluluk
düştüğünün altını çizen Yapıcıoğlu, "Şimdilik sadece PKK/KCK için bir
düzenleme içermiş olsa da silahı terk etmenin teşvik edilmesine yönelik Meclis’in
aldığı bu inisiyatif doğru değerlendirilmelidir. Kanunun çıkmasının hemen
ardından örgütün tasfiyesinin sahada fiilen gerçekleştiğini, teyit imkânı
sağlayacak ve tereddüde mahal bırakmayacak şekilde silahların bütünüyle
bırakıldığını görmeyi diliyoruz. Bu konuda örgüt yöneticilerinin verdikleri
sözleri, ortaya koydukları niyet beyanlarını fiiliyata dökmelerini diliyor ve
bekliyoruz. İçeride ve dışarıda süreçten rahatsız olan, sürecin başarısız
olmasını isteyen birtakım mihraklar elbette ki vardır. Bu mihraklara ve
muhtemel provokasyonlara mahal verilmemelidir. Bu bağlamda siyaset kurumu ve
medyanın sorumlu bir dil kullanması da son derece önemlidir." diye
konuştu.
“Kürt meselesi adalet temelinde çözülerek iç
cephe tahkim edilmelidir”
Kürt meselesinin de mutlaka adalet temelinde çözülmesi
çağrısında bulunan Yapıcıoğlu, “Öte yandan bu süreçten bağımsız olarak Kürt
Meselesinin de hak ve adalet temelinde kalıcı çözümüne yönelik kararlı ve cesur
adımlar atılmalıdır. Biliyorsunuz çerçeve yasanın adı; “Millî Dayanışma ve
Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”dir. Millî
dayanışma ve toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi için PKK’nın tasfiyesinden
bağımsız olarak, mutlaka Kürt meselesi adalet temelinde çözülerek iç cephe
tahkim edilmelidir. Biz buna kardeşlik hukukunun tesisi diyoruz.” şeklinde
konuştu.
“PKK tasfiye oldu, Kürt meselesi de çözüldü’
demek büyük bir yanılgıdır”
Terör ve şiddetin Türkiye'nin gündeminden tamamen
çıkarılarak toplumsal barış, huzur ve güven ortamının sağlanması amacıyla
Meclis’e sundukları "Feshedilen veya Münfesih Sayılan Terör Örgütleri
Hakkında Kanun Teklifi"ne de değinen Yapıcıoğlu, şunları aktardı:
“Öncü statüdeki çerçeve yasa daha çok ‘PKK'nın tasfiyesi
ve şiddetin sona erdirilmesine odaklandı.’ Ancak bunu da destekliyoruz. Yapılan
düzenleme bu amaca yöneliktir. Bu önemli bir adımdır, destekliyor ve hedefine
ulaşması için üzerimize düşen bütün sorumlulukları yerine getirmekte tereddüt
etmeyeceğimizi söylüyoruz. Ancak hatırlatmak gerekir ki ‘PKK tasfiye oldu,
bitti o halde Kürt meselesi de çözüldü’ demek büyük bir yanılgıdır. Biz,
toplumsal bütünleşmenin sadece silahların susmasıyla değil, adaletin tesis
edilmesi ve temel haklara ilişkin sorunların çözülmesiyle mümkün olacağını
savunuyoruz."
“Kürt meselesi ayrıdır, PKK ve şiddet sorunu
ayrıdır”
Kürt Meselesi ile terör ve şiddet sorununun birbiriyle
karıştırılmaması gerektiğinin altını çizen Yapıcıoğlu, temel hak ve özgürlüklerin
hiçbir surette pazarlık konusu yapılmaması gerektiğini vurgulayarak, “Öteden
beri iki meselenin birbiriyle karıştırılmaması gerektiğini ısrarla ifade
ediyoruz. Kürt meselesi ayrıdır, PKK ve şiddet sorunu ayrıdır. Kürt meselesinin
çözümü için atılması gereken adımlar PKK’nın silah bırakması şartına
bağlanmamalı, temel hak ve özgürlükler hiçbir surette pazarlık konusu
yapılmamalıdır. PKK silah bıraksa da bırakmasa da Kürt meselesi çözülmeli, Kürt
meselesi çözülse de çözülmese de PKK muhakkak silah bırakmalıdır.” dedi.
“Toplumsal barışı tesis etmeliyiz”
Yapıcıoğlu, “Özetle 15 maddede sıraladığımız ve Kürt
meselesinin çözümü için önerdiğimiz adımların atılması suretiyle kardeşliğimizi
yeniden tesis edebilecek, bin yıldan fazla bir süredir bizi kardeş kılan aziz
İslam’ın çizdiği çerçevede kardeşlik hukukunu yeniden ihya ederek bir daha hiç
kimsenin emperyalist ajandalar uğruna bizi birbirimize düşürmesine imkân ve
fırsat vermeyecek bir toplumsal barışı tesis etmeliyiz.” diye konuştu.
“Her olumlu adımın öncüsü veya destekçisi
olduk, oluyoruz ve olacağız”
Toplumsal dayanışmanın, adalet ve kardeşlik bilincinin
önemini vurgulayan Yapıcıoğlu, şöyle devam etti:
“Ülkemizde adaletin, kardeşliğin, barışın, dayanışmanın,
bir, bütün ve güçlü olmanın, mazluma kol kanat germenin, zalime korku salmanın
inancımızın ve medeniyetimizin bir gereği olduğu bilinciyle hareket ediyoruz.
Bu amaçla atılacak her olumlu adımın öncüsü veya destekçisi olduk, oluyoruz ve
olacağız.”
“Partimizin nasıl hedef alındığını ve şiddet
eylemlerinin hedefi haline getirildiğini hatırlıyoruz”
Şiddet ve terörün mağdurlarından birinin de Partimiz olduğuna
dikkat çeken Yapıcıoğlu, “PKK ve uzantılarının özellikle 6-8 Ekim olaylarında
pek çok şehirde dindar kurumlara ve şahsiyetlere yönelik saldırı ve
suikastlarını, Yasin Börü ve arkadaşlarının nasıl vahşice katledildiklerini, partimizin
nasıl hedef alındığını ve şiddet eylemlerinin hedefi haline getirildiğini
hatırlıyoruz. Benzeri hadiselerin bir daha yaşanmamasını temin edecek,
şiddetin, aynı zamanda onu yol ve yöntem olarak benimseyenleri de nasıl dönüp
vurduğunu, kaosun ve anarşinin çıkmaz sokak olduğunu PKK liderleri de artık
itiraf etmektedir. HÜDA PAR olarak hem biz hem de tabanımız, PKK ve
uzantılarının tasfiye sürecini olumlu buluyor ve toplumsal barışın yeniden
tesisine vesile olmasını diliyoruz.” dedi.




