Haber dosyasını indirin
İndir
Gaziantep Milletvekilimiz Şahzade Demir, Muş İl Başkanlığımızın 5. Olağan İl Kongresinde yaptığı konuşmada, aileyi ve nesli ifsat eden sapkın anlayışlara karşı uyarılarda bulunarak, Meclis’e sunduğumuz kanun teklifine destek verilmesi gerektiğini belirtti.
Gaziantep Milletvekilimiz Şahzade Demir, Muş İl Başkanlığımızın 5. Olağan İl Kongresine katılarak ulusal ve yerel gündeme dair kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Siyasetin merkezine insanın ve kadim değerlerin alınması gerektiğini vurgulayan Demir; yeni anayasa sürecine, faizci kapitalist ekonomiye, Gazze'deki soykırıma, aile kurumunun iflasına ve Muş'un kronikleşen yerel sorunlarına dair önemli mesajlar verdi.
Muş Öğretmenevinde gerçekleştirilen kongre Kur’an-ı Kerim
tilavetiyle başladı. Kongreye, Genel İdare Kurulu Üyelerimiz Şeyhmus
Tanrıkulu, İnan Sur, Nihat Buğrahan ve Cesim Yılmaz; İstişare Kurulu Üyelerimiz Cengiz
Karakaya ve Hamdullah Tasalı’nın yanı sıra siyasi partilerin temsilcileri,
sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
"Geçen yüzyılın
acıları yeni yüzyılda tekrarlanmamalı"
Osmanlı bakiyesi üzerine kurulan Cumhuriyetin ilk
yüzyılında, topluma ait olmayan Batılı değerlerin dayatıldığını belirten Demir,
"Laiklik, Batıcılık, ırkçılık ve benzeri hastalıklar bizi kemirip durdu,
bizi birbirimize düşürdü. Türküyle Kürdüyle, doğusuyla batısıyla hep beraber
çok ağır bedeller ödedik. Yeni yüzyıl kayıp bir yüzyıl olmamalıdır; yaşanan
acıların bir daha yaşanmadığı bir yüzyılı hep beraber inşa etmek
durumundayız." dedi.
"Türkiye'nin bir
an önce faizsiz bir ekonomiye geçmesi zorunludur"
Mevcut ekonomik sorunların pansuman tedbirlerle değil,
kapitalist sistemin topyekûn değişmesiyle çözüleceğini vurgulayan Demir, faiz
sistemini sert bir dille eleştirdi. Bankalarda ve faizli mevduatlarda 34
trilyon lira para bulunduğuna dikkat çeken Demir, "Türkiye'nin bir yıllık
bütçesi 12 trilyon iken, bankalarda yatan 34 trilyon lira faiz yerine Muş
Ovası'na, üretime, istihdama, tarım ve hayvancılığa aktarılsa memleketin hiçbir
ekonomik sorunu kalmaz. Emeklilerimiz aylık 24 bin TL ile sefalete mahkûm ediliyor.
Türkiye'nin bir an önce faizsiz bir ekonomiye geçmesi zorunludur."
ifadelerini kullandı.
"Kadın istihdamı
dayatması aile kurumunu çökertiyor"
Hükümetin aile politikalarının iflas ettiğini ve
boşanmaların hızla arttığını belirten Demir, "Elbette yeri geldiğinde
kadınlarımız çalışacak, üretecek, hatta savaşacak. Ancak aile kurumu bu kadar
çöküntü halindeyken, evlilik gençlerimiz için imkânsız hale getirilmişken,
kadınları evden çıkarıp iş sahalarına sürmek için özel projeler geliştirmek
büyük bir çelişkidir. Aileyi korumak istiyorsak bu sevdadan
vazgeçmeliyiz." dedi.
"Soykırımcı
çifte vatandaşlar için yasa teklifimiz neden engellendi?"
Gazze'de yaşanan soykırıma karşı en üst
perdeden mücadele ettiklerini hatırlatan Demir, Türkiye vatandaşı olup siyonist
işgal saflarında katliamlara katılan çifte vatandaşlar için verdiğimiz yasa
teklifinin Meclis'te engellenmesine tepki gösterdi.
Hükümete ve muhalefet partilerine seslenen Demir,
"Vatandaşlıkları iptal edilsin, mallarına el konulsun dedik, müsaade
edilmedi. Madem bu yasayı geçirmeyeceksiniz, o zaman bu çifte siyonist
soykırımcılara nasıl bir çözüm bulacaksınız? Bu vicdan yarasını nasıl
kapatacaksınız? Çıkıp topluma bunun cevabını verin." çağrısında bulundu.
"Acıların bir
daha yaşanmaması için yeni sivil anayasa derhal masaya yatırılmalıdır"
'Terörsüz Türkiye' hedefini desteklediklerini ancak
kardeşliğin inşasının sadece silahların susmasıyla sağlanamayacağını belirten
Demir, çözüm adresinin yeni sivil anayasa olduğunu kaydetti.
Demir, "Bu süreç PKK'nın tasfiyesi ile alakalıdır,
ancak Kürt meselesinin köklü çözümü ve adaletin ikamesi değildir. Türkiye'de
yaşayan tüm etnik yapıların inanç, kimlik, dil ve eğitim hakları güvence altına
alınmalıdır. Meclis, toplumun yüzde 95'ini temsil ediyorken 50 yıllık acıların
bir daha yaşanmaması için yeni sivil anayasa derhal masaya yatırılmalıdır."
şeklinde konuştu.
"Zinanın ve
gayrimeşru ilişkilerin suç sayılması şarttır"
Meclis'e sundukları sapkınlıklarla mücadele kanun teklifinin
sonuna kadar takipçisi olacaklarının altını çizen Demir, "Hayâsızca
hareketlerin cezasının artırılması, LGBT'yi teşvik eden, reklamını yapan her ne
varsa önüne geçilmesi ve Türkiye'yi bu sapık anlayışlardan kurtarmak adına
kanun teklifimizi verdik. Bu memleketin geleceğini, erkeğini, kadınını ve
neslini muhafaza etmek istiyorsak zinanın ve gayrimeşru ilişkilerin muhakkak
suç haline getirilmesi ve bunun anayasada güvence altına alınması şarttır."
dedi.
“'Aile Hakemliği'
müessesesinin ivedilikle kanunlaşması gerekir”
Aile kurumunu korumak için yapısal adımlar atılması
gerektiğini vurgulayan Demir, mahrem meselelerin karakol ve mahkeme
koridorlarına düşmesinin aileyi temelden yıktığını belirterek, "Ufak bir
tartışmada KADES'e basıp erkeği evden kovarsanız aileyi kendi elinizle yıkmış
olursunuz. Bunun yerine 'Aile Hakemliği' müessesesinin ivedilikle kanunlaşması
gerekir. Ayrıca anneliğin şereflendirilmesi adına 25 yıl evli kalarak nesil
yetiştiren kadınların emekli edilmesi ve kadının hakkı olan mehrin hukuki
güvence altına alınması memleketin şiddetle ihtiyaç duyduğu adımlardır."
ifadelerini kullandı.
"Uyuşturucu ve
teknoloji bağımlılığı neslimizi esir alıyor"
Muş gibi kırsal illerde dahi uyuşturucunun ilkokullara kadar
düştüğüne dikkat çeken Demir, uyuşturucu baronlarına ve şebekeler içindeki
yozlaşmış kamu görevlilerine ağır cezalar verilmesi gerektiğini belirtti.
Gençleri tehdit eden bir diğer tehlikenin ise teknoloji bağımlılığı olduğunu
ifade eden Demir, neslin dijital platformların ifsadından korunması için acil
stratejiler geliştirilmesi gerektiğine vurgu yaptı.
"Muş bu makûs
talihi hak etmiyor"
Konuşmasının son bölümünde Muş'un yerel sorunlarına geniş
yer ayıran Demir, coğrafi avantajlarına ve verimli ovasına rağmen kentin
Türkiye'nin en geri kalmış illerinden biri olmasının kabul edilemez olduğunu
söyledi. Demir, Muş’un acil çözüm bekleyen sorunlarına ilişkin şöyle konuştu:
“Hastane ve hekim yetersizliği nedeniyle halkın sürekli
çevre illere sevk edilmesi büyük bir mağduriyettir. Sağlık personeli için Muş
cazip hale getirilmelidir. Murat ve Karasu nehirlerinin ortasındaki Muş Ovası
suya hasrettir. Sulama projesinin tamamlanma hedefinin 2037 yılına ertelenmesi
vizyonsuzluktur; proje bütçesi artırılarak derhal faaliyete geçirilmelidir. Artan
maliyetler hayvancılığı bitirmiştir. Eskiden Muş'un en büyük zenginlik kaynağı
olan şeker pancarı ekimi, getirilen kotalar ve 500 bin liralara varan ekim
maliyetleri yüzünden bitme noktasına gelmiştir. Çiftçi ve besici acilen
desteklenmelidir.”
“Memleketin
geleceğini HÜDA PAR'ın dik duruşuyla hep beraber inşa edeceğiz”
Demir konuşmasını, "Partinize, kadrolarınıza ve
medeniyet projeniz olan parti programınıza güvenin. Bu memleketin geleceğini
HÜDA PAR'ın dik duruşuyla hep beraber inşa edeceğiz." sözleriyle
tamamladı.
Mehmet Şirin Çağlayan
güven tazeledi
Kongrede yapılan seçimde delegelerin tümünün oylarını alan
Mehmet Şirin Çağlayan, Muş İl Başkanlığına tekrar seçildi. Kongre, hediye
takdimleri ve hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle son buldu.
Önemli Gelişmeler
Sivil ve kuşatıcı bir anayasa artık ertelenemez September 12, 2026
