GENEL GEREKÇE
Din
özgürlüğü kişinin herhangi bir inanca sahip olmasının yanı sıra bu inancının
gereği olan ibadetleri yapabilmesini de kapsar. Bu özgürlüğü teminat altına
alan Anayasanın 24. maddesiyle devlete, inançlara müdahale ve baskıda bulunmama
şeklinde negatif rol yüklendiği gibi aynı zamanda bu özgürlüğün engellerle
karşılaşmadan rahat kullanılabileceği ortam ve şartları sağlama şeklinde
pozitif edimler de yüklenmektedir. Din hizmetlerinin, din eğitim ve öğretiminin
kamu eliyle yapılmasını öngören 1982 Anayasasının yaklaşımı da dikkate
alındığında ibadet özgürlüğünün sağlanması noktasındaki toplumsal talep ve
ihtiyaçların karşılanması da kamu hizmeti olarak görülmelidir. İbadet
hürriyetinin Anayasada teminat altına alınması tek başına yeterli değildir.
Uygulamada karşılaşılan sorunların, tereddüt ve farklı yaklaşımların
giderilerek bu hakkın kullanılmasının güçlendirilmesi için yasal düzenlemelerin
de yapılması gerekmektedir.
Doğuştan
sahip olunan en önemli klasik haklar arasında yer alan din ve inanç
hürriyetinin ve buna bağlı olarak ibadet hürriyetinin kullanılmasının önündeki
engellerin kaldırılarak ibadetlerin rahatça yapılabileceği şart ve imkanlar
oluşturulmadan insan onuruna yaraşır hayat mümkün değildir. İnsanın maddi ve
manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmayı
devletin görevi olarak gören anayasada ibadetlerin, dini ayin ve törenlerin
serbestliği öngörülmüşse de hem kamuda hem de özel sektörde çalışanların
ibadetlerini yerine getirmelerinde sorun ve sıkıntılar olabilmektedir.
Özellikle Cuma namazının çalışma saatlerine denk geldiği zamanlarda bu sorun ve
sıkıntılar artmakta, çalışanların inançları gereği ifa etmek zorunda olduğu
Cuma namazının kılınması bazen mümkün olamamaktadır. Bu durum kişinin manevi
varlığı ve gelişimi, iç huzuru açısından olduğu gibi çalışma barışı ve iş
verimi açısından da olumsuz sonuçlara sebebiyet vermektedir.
Toplumsal
talep ve ihtiyaçlar da dikkate alınarak önemli bir ibadet olan Cuma namazının
mesai saatlerine denk gelmesi halinde ifasını mümkün kılacak yasal düzenleme
teklif edilmiştir. Böylece Anayasal teminat altındaki ibadet hürriyetinin
kullanımı güçlendirilerek kişinin manevi varlığının gelişmesi, toplumsal
huzurun ve çalışma barışının sağlanması hedeflenmektedir. Her ne kadar daha
önce idari tasarruflarla kamu çalışanlarına yönelik olarak Cuma saati ile
ilgili bazı düzenlemeler yapılmışsa da meselenin kanuni bir temele ihtiyaç
duyduğu açıktır. Bu nedenle teklifle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda
günlük çalışma saatlerinin tespiti ile ilgili maddesinde memurlar tarafından
Cuma namazının kılınabilmesine imkan verecek şekilde düzenleme yapılması
öngörülmektedir. Aynı şekilde 4857 sayılı İş Kanununda da işçilerin ara
dinlenmesini düzenleyen maddede de bu yönde bir düzenleme yapılmıştır.
MADDE
GEREKÇELERİ
MADDE
1- 657 sayılı
Devlet Memurları Kanununun 100 üncü maddesine eklenen fıkra ile Cuma namazı
saatinin mesai saatleri ile çakışması halinde memurların ibadetlerini ifa
etmelerine imkan tanıyacak şekilde düzenleme yapılması öngörülmektedir. Buna
ilişkin usul ve esaslar Cumhurbaşkanınca belirlencektir. Böylece ibadet
hürriyetinin kullanılmasının kolaylaştırılması, güçlendirilmesi, bu konudaki
sorunların ve tereddütlerin giderilmesi amaçlanmaktadır.
MADDE
2- 4857 sayılı İş
Kanununun 68 inci maddesinin dördüncü fıkrasından sonra gelmek üzere eklenen
fıkra ile Cuma namazı saatinin mesai saatleri ile çakışması halinde
çalışanların ara dinlenme saatlerinin Cuma namazını ifa etmelerine imkan
tanıyacak şekilde düzenlenmesi öngörülmektedir. Böylece ibadet hürriyetinin
kullanılmasının kolaylaştırılması, güçlendirilmesi, bu konudaki sorunların ve
tereddütlerin giderilmesi amaçlanmaktadır.
MADDE
3- Yürürlük
maddesidir.
MADDE
4- Yürütme
maddesidir.
DEVLET MEMURLARI KANUNU VE İŞ
KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ
MADDE
1- 657 sayılı
Kanunun 100 üncü maddesine aşağıdaki ek fıkra eklenmiştir.
"Ek
fıkra: Cuma namazı saatinin mesai saatleri ile çakışması halinde memurların
ibadetlerine imkan tanıyacak şekilde düzenleme yapılır. Bu hususa ilişkin usul
ve esaslar Cumhurbaşkanınca belirlenir."
MADDE
2- 4857 sayılı
kanunun 68 inci maddesinin dördüncü fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki
fıkra eklenmiştir.
"Cuma
namazı saatinin çalışma saatleri ile çakışması halinde ara dinlenme zamanı ve
süresi işçilerin ibadetlerine imkan tanıyacak şekilde düzenlenir."
MADDE
3- Bu Kanun yayımı
tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE
4- Bu Kanun
hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
