GENEL GEREKÇE
Mahkeme kararlarının etkili ve süratli bir şekilde yerine getirilmesi hukuk
devleti ilkesinin temel gereklerinden biridir. Bununla birlikte, ilamların
icrası sürecinde tarafların menfaatleri arasında adil bir dengenin kurulması ve
cebri icra yoluna başvurulmadan önce borçluya yükümlülüğünü kendiliğinden
yerine getirme imkânının tanınması da hukuk güvenliği ve usul ekonomisi
ilkelerinin bir gereğidir.
Mevcut uygulamada, ilamın kesinleşmesi veya icra edilebilir hale gelmesinin
ardından, alacaklı tarafından herhangi bir bildirim yapılmaksızın doğrudan
ilamlı icra takibi başlatılabilmektedir. Bu durum, mahkeme kararını yerine
getirmeye hazır olan borçlular bakımından dahi ilave takip giderleri, vekâlet
ücretleri ve icra masraflarının doğmasına neden olmakta; taraflar arasındaki
uyuşmazlıkların gereksiz şekilde büyümesine ve icra teşkilatının iş yükünün
artmasına yol açmaktadır.
Diğer yandan, mahkeme kararlarının önemli bir kısmı, cebri icra
tedbirlerine ihtiyaç duyulmaksızın taraflarca gönüllü olarak yerine
getirilebilecek niteliktedir. Buna rağmen mevcut sistemde borçluya önceden
bildirimde bulunulmasını zorunlu kılan genel bir düzenlemenin bulunmaması,
ilamlı icra yoluna başvurulmasını çoğu zaman ilk seçenek haline getirmektedir.
Bu durum ise hem usul ekonomisi ilkesine hem de yargı kaynaklarının etkin
kullanılması amacına uygun düşmemektedir.
Teklif ile Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemeleri
kararları hariç olmak üzere ilamların icrasına başvurulmadan önce, alacaklı
veya vekili tarafından borçluya yazılı bildirimde bulunulması ve ilamın
gereğini yerine getirmesi için belirli bir süre tanınması öngörülmekte; böylece
borçluya, mahkeme kararını cebri icra tehdidi altında kalmaksızın ve ek mali
yüklerle karşılaşmaksızın yerine getirme imkânı sağlanmaktadır.
Ayrıca para alacağı içeren ilamlarda hükmedilen alacak miktarı ile vekâlet
ücreti ve yargılama giderlerinin, alacaklı tarafından bildirilecek banka
hesabına yatırılmasına ilişkin usul düzenlenmektedir. Bu suretle ödeme
süreçlerinde açıklık ve ispat kolaylığı sağlanması, ödeme yeri ve şekline
ilişkin uyuşmazlıkların önlenmesi amaçlanmaktadır.
Bu düzenleme ile gereksiz ilamlı icra takiplerinin azaltılması, icra dairelerinin iş yükünün hafifletilmesi, tarafların ek mali külfetlerle karşı karşıya kalmasının önlenmesi, mahkeme kararlarının gönüllü ifa yoluyla yerine getirilmesinin teşvik edilmesi ve yargı kaynaklarının daha etkin kullanılmasının sağlanması amaçlanmaktadır.
MADDE GEREKÇELERİ
MADDE 1- Bu madde ile 2004 sayılı İcra ve
İflas Kanununa 35/A maddesi eklenmektedir. Düzenleme ile Danıştay, bölge idare
mahkemeleri, idare ve vergi mahkemeleri kararları hariç olmak üzere ilamların
icrasına başvurulmadan önce, alacaklı taraf veya vekiline borçlu tarafa yazılı
bildirimde bulunma yükümlülüğü getirilmektedir.
Uygulamada, mahkeme kararının kesinleşmesi veya icra
edilebilir hale gelmesinin hemen ardından karşı tarafa herhangi bir bildirim
yapılmaksızın doğrudan icra takibi başlatılabilmekte, bu durum ise borçlunun
ilamı kendiliğinden yerine getirme imkânını ortadan kaldırarak gereksiz icra
masraflarına, vekâlet ücretlerine ve yargısal uyuşmazlıklara sebebiyet
verebilmektedir. Düzenleme ile ilamın muhatabına makul bir süre tanınarak
kararın gönüllü şekilde yerine getirilmesi teşvik edilmekte, icra dairelerinin iş
yükünün azaltılması ve taraflar arasındaki uyuşmazlıkların daha kısa sürede
çözümlenmesi amaçlanmaktadır.
Maddede ayrıca, konusu para alacağı olan ilamlarda
hükmedilen alacak miktarı ile vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin,
alacaklı tarafından bildirilen banka hesabına belirlenen süre içerisinde
yatırılması öngörülmektedir. Böylece ödeme süreçlerinin daha şeffaf ve
denetlenebilir hale getirilmesi, taraflar arasında ödeme yeri ve ödeme şekline
ilişkin ihtilafların önüne geçilmesi hedeflenmektedir.
MADDE
2- Yürürlük
maddesidir.
MADDE 3- Yürütme maddesidir.
İCRA VE İFLAS KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ
MADDE
1- 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 35 inci maddesinden
sonra gelmek üzere aşağıdaki 35/A maddesi eklenmiştir.
“Madde 35/A
Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin kararları
hariç olmak üzere ilamın gereğinin yerine getirilmesini isteyen taraf veya
vekili, yazılı şekilde bildirimde bulunarak diğer taraftan gecikmeksizin işlem
tesis etmesini veya eylemde bulunmasını talep eder. Özel kanunlarda öngörülen
süreler saklı kalmak kaydıyla, bu süre, ilamın diğer tarafa tebliğinden
itibaren yedi günden az olamaz.
Konusu belli bir miktar paranın ödenmesini gerektiren davalarda hükmedilen
miktar ile her türlü davalarda hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama
giderleri, başvuru yapacak olan taraf veya vekilinin diğer tarafa yazılı
şekilde bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirim tarihinden itibaren,
birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde yatırılır; birinci fıkrada
belirtilen süreler içinde ödeme yapılmaması halinde, genel hükümler dairesinde
infaz ve icra olunur.”
MADDE 2- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 3- Bu Kanun hükümlerini
Cumhurbaşkanı yürütür.
