GENEL GEREKÇE
Türkiye'deki
eğitim sisteminin ana çerçevesini 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu
belirlemektedir. Bu Kanun’un 15. maddesinde karma eğitim konusu düzenlenmiş;
okullarda karma eğitim yapılmasının esas olduğu, ancak istisnai durumlarda
yalnızca kız veya yalnızca erkek öğrencilere has okulların açılabileceği
belirtilmiştir.
Ülkemizde
1924 yılında ilkokullarda, 1927 yılında ise ortaöğretimde başlatılan karma
eğitim, genel olarak dünyada son yüzyıllarda gelişen siyasi, ideolojik ve
felsefi düşünce akımlarının etkisiyle eğitim sistemlerine giren bir
uygulamadır.
Başlangıçta
kadın-erkek eşitliği ve modern eğitim modeli temelinde ele alınıp sunulan bu
uygulama; zamanla tek tip insan yetiştirmeyi amaçlayan, eğitimi de insanı ve
toplumu hâkim ideolojiye göre şekillendirmede bir araç olarak gören ideolojik
devlet anlayışında önemli bir dayatmaya dönüşmüştür. Özellikle 28 Şubat sürecinde keyfi
uygulamalar ve idari tasarruflarla karma eğitim tamamen zorunlu hâle getirilmek
istenmiştir. Bu tutum, karma olmayan eğitim talebinde bulunan kesimlerin eğitim
hakkını ihlal ederek toplumsal sorunlara sebebiyet vermiştir.
Son
yıllarda karma eğitim uygulamasının bilimsel ve pedagojik bir temelinin
olmadığı yönündeki eleştiri ve değerlendirmeler dünya genelinde artmış; bu
uygulamanın eğitime ve kadın-erkek eşitliğine iddia edildiği gibi katkı
sağlamadığı tespit edilmiştir. Yapılan araştırmalar ve gözlemler de tek
cinsiyete dayalı, karma olmayan eğitim ortamlarının eğitim kalitesi açısından
olumlu sonuçlar doğurduğunu ve mevcut sorunların çözümüne katkıda bulunduğunu
ortaya koymuştur. Bu nedenle birçok Avrupa ülkesinin yanı sıra Japonya, Amerika
ve Avustralya gibi ülkelerde karma olmayan eğitime rağbet artmıştır.
İnsanların
kadın ve erkek cinsiyetlerine göre farklı yaratılış özelliklerine ve fıtrata
sahip oldukları inkâr edilemez bir gerçektir. Bu farklılıklar, öğrenme ve
eğitim süreçlerini de doğrudan etkilemektedir. Söz konusu farklılıklar dikkate
alınmadan, farklı cinsiyetlerdeki öğrencilerin aynı eğitim ortamında, aynı usul
ve yöntemlerle eğitilmesi; hele hele bunun mecburi tutulması makul ve bilimsel
bir uygulama değildir.
Bilimsel
bir temele, toplumsal taleplere ve gerçekliğe dayanmayan karma eğitimin herkese
zorla dayatılması, önemli bir insan hakları ihlalidir. Erkek ve kız her birey;
fıtratına, yeteneklerine ve özelliklerine uygun, karma olmayan bir eğitim alma
hakkına sahip olmalıdır. Öğrenci velilerine de bu konuda bir tercih hakkı
tanınmalıdır. Böylece toplumun, inanç ve değerleri gereği karma olmayan eğitimi
tercih eden kesiminin talep ve ihtiyaçları da karşılanmış olacaktır.
1739
sayılı Kanunun beşinci maddesinde de eğitim hizmetinin vatandaşların istek ve
kabiliyetleri ile toplumun ihtiyaçlarına göre düzenlenmesi temel ilkeler
arasında sayılmıştır. Bu teklifle, 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu'nun
15. maddesinde değişiklik yapılmakta; okulların bazı sınıflarının yalnızca kız
veya yalnızca erkek öğrencilere ayrılarak karma olmayan eğitim yapılmasına
imkân tanınmaktadır. Böylece, aynı maddede bu imkânı okullar bazında sağlayan
mevcut düzenlemeyle de uyum sağlanmıştır.
Değişiklikle,
karma olmayan eğitim imkânı sağlanırken zorunluluk yerine ihtiyaçların ve
dolayısıyla taleplerin dikkate alınacağı da hüküm altına alınarak, kanunun 5.
maddesindeki amaca uygun ve temel hakları önceleyen bir yaklaşım ortaya
konmuştur.
Teklifle;
eğitim ve öğretim hakkının güçlendirilmesi, bu hakkın kullanılmasını
güçleştiren engellerin kaldırılması amaçlanmıştır.
MADDE
GEREKÇELERİ
MADDE 1-1739
sayılı Milli Eğitim Temel Kanununun 15 inci maddesinde yapılan değişiklikle,
okulların bazı sınıflarının yalnızca kız veya yalnızca erkek öğrencilere
ayrılarak karma olmayan eğitim yapılmasına imkân tanınmaktadır. Böylece eğitim
ve öğrenim hakkının güçlendirilmesi ve bu hakkın kullanılmasını zorlaştıran
engellerin kaldırılması amaçlanmıştır. Ayrıca karma olmayan eğitim imkânı
sağlanırken zorunluluklar yerine ihtiyaçların dikkate alınacağı hüküm altına
alınarak bu yöndeki toplumsal talep ve ihtiyaçların karşılanması
hedeflenmektedir.
MADDE 2- Yürürlük maddesidir.
MADDE 3- Yürütme maddesidir.
MİLLİ
EĞİTİM TEMEL KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ
MADDE 1-1739
sayılı Milli Eğitim Temel Kanununun 15 inci maddesinin ikinci cümlesindeki “zorunluluklara"
ibaresi "ihtiyaçlara " şeklinde değiştirilmiş ve "okullar”
ibaresinden sonra gelmek üzere "ya da okulların bazı sınıfları"
ibaresi eklenmiştir.
MADDE 2- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE
3-
Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
