Haber dosyasını indirin
İndir
Mersin Milletvekilimiz Faruk Dinç, siyonist odaklar tarafından fonlanan, aile kurumunu, çocukları ve gençliği hedef alan ve ahlaki yozlaşmaya yol açan müzik gruplarının ve zararlı dijital içeriklerin sıkı bir şekilde denetlenmesi çağrısında bulundu.
Genel Başkan Yardımcımız ve Mersin Milletvekilimiz Faruk Dinç, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında gündeme dair önemli değerlendirmelerde bulundu.
Dinç, Gazze’de sözde ateşkese rağmen devam eden katliam
ve soykırıma, Gazze’deki soykırımı duyurmak amacıyla yola çıkan Filistin
Konvoyu’nun engellenmesine, aile
yapısını ve gençleri hedef alan dijital mecraların olumsuz etkilerine ve
alınması gereken tedbirlere, yoğun bakım ünitelerinde tedavi gören
hastaların mahremiyetinin korunmasına ve CHP'li vekilin kadınlara taciz iddialarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“Gazze'deki soykırım devam ediyor”
Siyonist işgal rejiminin Gazze'deki katliamlarının
devam ettiğine dikkat çeken Dinç, “Sadece bir gün içerisinde 19 mazlum insan Gazze’de
şehit edildi. Evet, sözde bir ateşkes var ama Gazze'deki katliam, soykırım
devam ediyor.” dedi.
“Filistin'in çığlığını duyurmaya çalıştılar”
Gazze'de sözde ateşkese rağmen devam eden katliam ve
soykırıma karşı uluslararası kamuoyunu harekete geçirmek amacıyla Bosna
Hersek'ten yola çıkan "Uluslararası Filistin Konvoyu"nun Irak’taki İbrahim
Halil Sınır Kapısı’nda 7 gün boyunca bekletildiğini ve Irak merkezi hükümeti
tarafından girişlerine izin verilmeyen konvoyun Türkiye'ye geri döndüğünü
belirten Dinç, şunları söyledi:
“Gazze'deki mazlumlara ses vermek, Filistin'i gündemde
tutmak için Filistin Konvoyu Bosna'dan yola çıktı. Ondan sonra Türkiye'ye
geldi, Türkiye'nin çeşitli illerinde etkinlikler yaptı, Filistin'in çığlığını
duyurmaya çalıştı. En son Habur Sınır Kapısı’na kadar gittiler ve Filistin
konvoyu aktivistleri Habur Sınır Kapısı’nda 50 dereceden fazla sıcaklıkta
günlerce beklediler. Amaçları Ürdün'e, Ürdün'den de Batı Şeria'ya geçmek ve en
önemli amaçları da Gazze'deki ablukayı kırmak ve Gazze'deki mazlumların
çığlığını dünyaya duyurmak, siyonistlerin soykırımını durdurmaktı.”
“Filistin konvoyunda yer alan her bir aktivist kardeşime
teşekkür ediyorum”
Dinç, “Aktivistlerin başka hiçbir derdi, amacı yoktu. Bir
yönüyle vicdanının sesine kulak veren ve bu konuda yola çıkan aktivistlerin tek
derdi insanlıktı, merhametti, vicdandı. Ne siyasi ne coğrafya ne de farklı
etnik gruplarla alakalı bir durum söz konusuydu. Tek mesele, tek dert, tek amaç
Gazze'deki bu insanlık dramına karşı ses yükseltmekti. Filistin konvoyunda yer
alan her bir aktivist kardeşime teşekkür ediyorum, onları yürekten selamlıyorum.
Gazze'deki bu soykırıma karşı sesini yükselten her bir insana da selamlarımı,
hürmetlerimi iletiyorum.” dedi.
“Gençlerimizi ve aile yapımızı korumak, devletin ve
siyasetin öncelikli görevlerindendir”
Aile yapısını ve gençleri
dijital mecraların olumsuz etkilerinden koruyacak tedbirlerin alınması
çağrısında bulunan Dinç, “Hem
bugünün hem yarının teminatı olan gençlerimizi ve toplumun temel taşı olan aile
yapımızı korumak, devletin ve siyasetin öncelikli görevlerindendir. Son dönemde
dijital platformlar üzerinden yürütülen, toplumun ahlaki ve kültürel
değerlerini hedef alan içerikler önemli bir gündem başlığı haline gelmiştir. Bu
kapsamda gençleri müstehcen içeriklere maruz bırakabilecek yayın ve
etkinliklerin, kamu yararı ile çocukların üstün yararı ilkeleri çerçevesinde
denetlenmesi büyük önem taşımaktadır.” diye konuştu.
“Aile kurumunu ve gençliği tehdit eden yayınların önüne
geçilmelidir”
Siyonist odaklar tarafından fonlanan müzik gruplarının ve
gençlere yönelik zararlı dijital içeriklerin sıkı bir şekilde denetlenmesi gerektiğinin
altını çizen Dinç, “Bu amaçla yerli ve güçlü dijital etik kurulları
oluşturularak aile kurumunu ve gençliği tehdit eden yayınların önüne
geçilmelidir.” çağrısında bulundu.
“Yoğun bakımlarda
mahremiyete saygı gösterilmelidir”
Yoğun bakım ünitelerinde tedavi gören hastaların
mahremiyetinin ve insan haysiyetinin korunmasının sağlık hizmetlerinin temel
sorumluluklarından biri olduğunu vurgulayan Dinç, şöyle devam etti:
“Hareket kabiliyeti sınırlı, çoğu zaman başkasının
bakımına muhtaç durumda bulunan hastaların kendilerini güvende ve huzurlu
hissedebilecekleri bir ortamın oluşturulması büyük önem taşımaktadır. Bu
nedenle yoğun bakım ünitelerinde mahremiyeti güçlendirecek düzenlemeler
yapılmalı, imkânlar ölçüsünde kadın ve erkek hastaların bulunduğu bölümler
ayrılmalıdır. Hastaların muayene, bakım ve kişisel ihtiyaçlarında hemcins
sağlık personelinden hizmet alabilmesine yönelik imkânlar da artırılmalıdır.
Özellikle mahremiyet ihlallerine ve hastaların istismar edilmesine yol
açabilecek risklerin önüne geçilmesi için etkili denetim mekanizmaları
oluşturulmalıdır. İnsan haysiyetini merkeze alan bu yaklaşım, yalnızca bir
sağlık politikası değil, hastaların en temel haklarının korunması açısından
insani bir sorumluluktur.”
“Kadın özgürlüğü savunuculuğunun iyi niyetle yapılmadığı
herkes tarafından bilinmektedir”
CHP’nin bir kez daha kadınlara
taciz iddiası ile kamuoyunda gündeme geldiğini anımsatan Dinç, “Maalesef ağızlarından kadın hakları
sözcükleri düşmez ancak hayatlarında kadın tacizleri soruşturmaları da bitmez. Ankara
Cumhuriyet Başsavcılığı, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Milletvekili
Ahmet Baran Yazgan hakkında cinsel taciz suçlamasıyla soruşturma başlattı. Sosyal
medya aracılığıyla kamuoyuna da yansıyan taciz olayında, CHP Milletvekili
Yazgan’ın sarhoş bir şekilde bir kadını taciz ettikten sonra darp edildiği
görüntüler hiç kimseyi şaşırtmadı. Çünkü bu zihniyetin kadınları bir cinsel
obje olarak gördüğü, kadın özgürlüğü savunuculuğunun hiç de iyi niyetle
yapılmadığı, CHP zihniyetini tanıyan herkes tarafından bilinmektedir.” şeklinde
konuştu.
“CHP’de gerçek bir arınma için zihinsel ve ahlaki bir
değişim şart”
CHP’de gerçek bir arınmanın gerçekleşebilmesi için
zihinsel ve ahlaki bir değişimin şart olduğuna vurgu yapan Dinç, “CHP Genel
Başkanı Kılıçdaroğlu’nun bir süredir kullandığı ‘arınma’ kelimesi, zaten bir
kirlilik olduğunun itirafıdır. Daha önce de ‘helalleşme’ demişti. Neden helalleşme
demişti? Çünkü gırtlağına kadar harama batmışlar. Arınma isteği elbette
kıymetlidir. Belediyelerde genç kızları ‘işe alma’ görüntüsü altında metrese
dönüştüren, sevgilisini oğluyla evlendirerek sapkınlığını bu şekilde örtmeye
çalışan, boğazına kadar rüşvet ve yolsuzluğa batan bu zihniyetin arınabilmesi
için hiç değilse asgari ahlak seviyesine ulaşması gerekmektedir. CHP
yönetiminin ilgili milletvekilini ‘kesin ihraç talebiyle disipline sevk etme
kararı’ memnuniyet vericidir. Ancak CHP’de gerçek bir arınmanın
gerçekleşebilmesi için zihinsel ve ahlaki bir değişim şarttır. Çoğu kişi
disipline sevk edildi ama bu sorun çözülmedi ve halen devam ediyor. Çünkü
bunların genel yapısı bu yöndedir.” dedi.





