Haber dosyasını indirin
İndir
Velilerin ve öğrencilerin eğitim modelini seçme hakkı olması, talep ve ihtiyaçlar doğrultusunda okullardaki bazı sınıfların yalnızca kız ya da erkek öğrencilere ayrılabilmesine imkân sağlanması amacıyla hazırladığımız kanun teklifimiz TBMM Başkanlığına sunuldu.
Genel Başkanımız Zekeriya Yapıcıoğlu ile Gaziantep Milletvekilimiz Şahzade Demir, Mersin Milletvekilimiz Faruk Dinç ve Batman Milletvekilimiz Serkan Ramanlı’nın imzasını taşıyan “Millî Eğitim Temel Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”, TBMM Başkanlığına sunuldu.
Teklifle, 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu’nun karma
eğitimi düzenleyen 15’inci maddesinde değişiklik yapılması öngörülüyor.
Mevcut düzenlemede yer alan “Okullarda kız ve erkek karma
eğitim yapılması esastır. Ancak eğitimin türüne, imkân ve zorunluluklara göre
bazı okullar yalnızca kız veya yalnızca erkek öğrencilere ayrılabilir.”
hükmündeki “zorunluluklara” ibaresinin “ihtiyaçlara” şeklinde değiştirilmesi
teklif ediliyor.
Teklifin
yasalaşması hâlinde ihtiyaçlar doğrultusunda yalnızca kız veya erkek
öğrencilere yönelik okul açılmasının yanı sıra bazı sınıflarda da karma olmayan
eğitim uygulanabilecek.
“Talep ve
ihtiyaçların karşılanması hedefleniyor”
Kanun teklifinin genel gerekçesinde, eğitim hizmetlerinin
vatandaşların istek ve kabiliyetleri ile toplumun ihtiyaçlarına göre
düzenlenmesi gerektiği belirtildi.
Karma olmayan eğitim talebinde bulunan öğrenci ve
velilerin ihtiyaçlarının da eğitim sistemi içerisinde karşılanması gerektiği
savunulan gerekçede, teklifin ihtiyaçların ve toplumsal taleplerin dikkate alınmasını
amaçladığı ifade edildi.
Gerekçede, “Bu teklifle, 1739 sayılı Millî Eğitim Temel
Kanunu’nun 15’inci maddesinde değişiklik yapılmakta; okulların bazı
sınıflarının yalnızca kız veya yalnızca erkek öğrencilere ayrılarak karma
olmayan eğitim yapılmasına imkân tanınmaktadır.” ifadelerine yer verildi.
Düzenlemenin,
yalnızca kız veya erkek öğrencilere yönelik okulların açılabilmesine imkân
tanıyan mevcut hükümle uyumlu olduğu vurgulandı.
“Karma eğitimin
herkese zorla dayatılması, önemli bir insan hakları ihlalidir”
Teklifin genel gerekçesinde, Türkiye’de karma
eğitimin 1924 yılında ilkokullarda, 1927 yılında ise ortaöğretimde uygulanmaya
başlandığı hatırlatıldı.
Karma eğitimin zaman içerisinde zorunlu bir
uygulamaya dönüştüğüne dikkat çekilen gerekçede, özellikle 28 Şubat sürecindeki
idari uygulamaların karma olmayan eğitim talebinde bulunan kesimlerin eğitim
hakkını ihlal ederek toplumsal sorunlara sebebiyet verdiği belirtildi.
Karma eğitimin herkese zorla dayatılmasının önemli bir
insan hakları ihlali olduğu belirtilen genel gerekçede şu ifadelere yer
verildi: “Bilimsel bir temele, toplumsal taleplere ve gerçekliğe dayanmayan
karma eğitimin herkese zorla dayatılması, önemli bir insan hakları ihlalidir.
Erkek ve kız her birey; fıtratına, yeteneklerine ve özelliklerine uygun, karma
olmayan bir eğitim alma hakkına sahip olmalıdır. Öğrenci velilerine de bu
konuda bir tercih hakkı tanınmalıdır.”
Kanun
teklifinin gerekçesinde birçok ülkede karma olmayan eğitime olan rağbetin arttığına da
dikkat çekildi:
“Son
yıllarda karma eğitim uygulamasının bilimsel ve pedagojik bir temelinin
olmadığı yönündeki eleştiri ve değerlendirmeler dünya genelinde artmış; bu
uygulamanın eğitime ve kadın-erkek eşitliğine iddia edildiği gibi katkı
sağlamadığı tespit edilmiştir. Yapılan araştırmalar ve gözlemler de tek
cinsiyete dayalı, karma olmayan eğitim ortamlarının eğitim kalitesi açısından
olumlu sonuçlar doğurduğunu ve mevcut sorunların çözümüne katkıda bulunduğunu
ortaya koymuştur. Bu nedenle birçok Avrupa ülkesinin yanı sıra Japonya, Amerika
ve Avustralya gibi ülkelerde karma olmayan eğitime rağbet artmıştır.”
“Eğitim ve öğretim hakkının güçlendirilmesi amaçlanıyor”
Teklifin madde gerekçesinde, okulların bazı
sınıflarının yalnızca kız veya erkek öğrencilere ayrılabilmesinin önünün
açılmasıyla eğitim ve öğrenim hakkının güçlendirilmesinin amaçlandığı
belirtildi.
Madde gerekçesinde şu değerlendirmelere yer verildi:
“Böylece eğitim ve öğrenim hakkının güçlendirilmesi ve bu
hakkın kullanılmasını zorlaştıran engellerin kaldırılması amaçlanmıştır. Ayrıca
karma olmayan eğitim imkânı sağlanırken zorunluluklar yerine ihtiyaçların
dikkate alınacağı hüküm altına alınarak bu yöndeki toplumsal talep ve
ihtiyaçların karşılanması hedeflenmektedir.”
TBMM Başkanlığı’na sunduğumuz “Millî Eğitim Temel Kanunu’nda Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”nin tam metni şu şekilde:
GENEL GEREKÇE
Türkiye'deki eğitim sisteminin ana
çerçevesini 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu belirlemektedir. Bu Kanun’un
15. maddesinde karma eğitim konusu düzenlenmiş; okullarda karma eğitim
yapılmasının esas olduğu, ancak istisnai durumlarda yalnızca kız veya yalnızca
erkek öğrencilere has okulların açılabileceği belirtilmiştir.
Ülkemizde 1924 yılında ilkokullarda,
1927 yılında ise ortaöğretimde başlatılan karma eğitim, genel olarak dünyada
son yüzyıllarda gelişen siyasi, ideolojik ve felsefi düşünce akımlarının
etkisiyle eğitim sistemlerine giren bir uygulamadır.
Başlangıçta kadın-erkek eşitliği ve
modern eğitim modeli temelinde ele alınıp sunulan bu uygulama; zamanla tek tip
insan yetiştirmeyi amaçlayan, eğitimi de insanı ve toplumu hâkim ideolojiye
göre şekillendirmede bir araç olarak gören ideolojik devlet anlayışında önemli
bir dayatmaya dönüşmüştür. Özellikle 28
Şubat sürecinde keyfi uygulamalar ve idari tasarruflarla karma eğitim tamamen
zorunlu hâle getirilmek istenmiştir. Bu tutum, karma olmayan eğitim talebinde
bulunan kesimlerin eğitim hakkını ihlal ederek toplumsal sorunlara sebebiyet
vermiştir.
Son yıllarda karma eğitim
uygulamasının bilimsel ve pedagojik bir temelinin olmadığı yönündeki eleştiri
ve değerlendirmeler dünya genelinde artmış; bu uygulamanın eğitime ve
kadın-erkek eşitliğine iddia edildiği gibi katkı sağlamadığı tespit edilmiştir.
Yapılan araştırmalar ve gözlemler de tek cinsiyete dayalı, karma olmayan eğitim
ortamlarının eğitim kalitesi açısından olumlu sonuçlar doğurduğunu ve mevcut
sorunların çözümüne katkıda bulunduğunu ortaya koymuştur. Bu nedenle birçok
Avrupa ülkesinin yanı sıra Japonya, Amerika ve Avustralya gibi ülkelerde karma
olmayan eğitime rağbet artmıştır.
İnsanların kadın ve erkek
cinsiyetlerine göre farklı yaratılış özelliklerine ve fıtrata sahip oldukları
inkâr edilemez bir gerçektir. Bu farklılıklar, öğrenme ve eğitim süreçlerini de
doğrudan etkilemektedir. Söz konusu farklılıklar dikkate alınmadan, farklı
cinsiyetlerdeki öğrencilerin aynı eğitim ortamında, aynı usul ve yöntemlerle
eğitilmesi; hele hele bunun mecburi tutulması makul ve bilimsel bir uygulama
değildir.
Bilimsel bir temele, toplumsal
taleplere ve gerçekliğe dayanmayan karma eğitimin herkese zorla dayatılması,
önemli bir insan hakları ihlalidir. Erkek ve kız her birey; fıtratına,
yeteneklerine ve özelliklerine uygun, karma olmayan bir eğitim alma hakkına
sahip olmalıdır. Öğrenci velilerine de bu konuda bir tercih hakkı tanınmalıdır.
Böylece toplumun, inanç ve değerleri gereği karma olmayan eğitimi tercih eden
kesiminin talep ve ihtiyaçları da karşılanmış olacaktır.
1739 sayılı Kanunun beşinci maddesinde
de eğitim hizmetinin vatandaşların istek ve kabiliyetleri ile toplumun
ihtiyaçlarına göre düzenlenmesi temel ilkeler arasında sayılmıştır. Bu
teklifle, 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu’nun 15. maddesinde değişiklik
yapılmakta; okulların bazı sınıflarının yalnızca kız veya yalnızca erkek
öğrencilere ayrılarak karma olmayan eğitim yapılmasına imkân tanınmaktadır.
Böylece, aynı maddede bu imkânı okullar bazında sağlayan mevcut düzenlemeyle de
uyum sağlanmıştır.
Değişiklikle, karma olmayan eğitim
imkânı sağlanırken zorunluluk yerine ihtiyaçların ve dolayısıyla taleplerin
dikkate alınacağı da hüküm altına alınarak, kanunun 5. maddesindeki amaca uygun
ve temel hakları önceleyen bir yaklaşım ortaya konmuştur.
Teklifle; eğitim ve öğretim hakkının
güçlendirilmesi, bu hakkın kullanılmasını güçleştiren engellerin kaldırılması
amaçlanmıştır.
MADDE GEREKÇELERİ
MADDE
1-1739 sayılı Millî Eğitim
Temel Kanunu’nun 15 inci maddesinde yapılan değişiklikle, okulların bazı
sınıflarının yalnızca kız veya yalnızca erkek öğrencilere ayrılarak karma
olmayan eğitim yapılmasına imkân tanınmaktadır. Böylece eğitim ve öğrenim
hakkının güçlendirilmesi ve bu hakkın kullanılmasını zorlaştıran engellerin
kaldırılması amaçlanmıştır. Ayrıca karma olmayan eğitim imkânı sağlanırken
zorunluluklar yerine ihtiyaçların dikkate alınacağı hüküm altına alınarak bu
yöndeki toplumsal talep ve ihtiyaçların karşılanması hedeflenmektedir.
MADDE 2- Yürürlük maddesidir.
MADDE 3- Yürütme maddesidir.
MİLLİ EĞİTİM TEMEL KANUNU’NDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ
MADDE
1-1739 sayılı Millî
Eğitim Temel Kanunu’nun 15 inci maddesinin ikinci cümlesindeki
“zorunluluklara" ibaresi "ihtiyaçlara " şeklinde değiştirilmiş
ve "okullar” ibaresinden sonra gelmek üzere "ya da okulların bazı
sınıfları" ibaresi eklenmiştir.
MADDE
2- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 3- Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Önemli Gelişmeler
Karma eğitime ilişkin kanun teklifimiz July 17, 2026
