Haber dosyasını indirin
İndir
Dış İlişkiler Başkanımız Hüseyin İmir, ABD ve siyonist terör rejiminin İran’a yönelik başlattığı saldırıyı şiddetle kınayarak, bölge ülkelerine ABD üslerinin kullandırılmaması ve zorbalığa karşı ortak tutum sergilenmesi çağrısında bulundu.
Dış İlişkiler Başkanımız Hüseyin İmir, ABD ve siyonist terör rejiminin bu sabah saatlerinde dost ve kardeş ülke İran'a yönelik gerçekleştirdiği saldırılara ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.
"Diplomatik
çözüm söylemi askeri hazırlık için kullanılan bir taktiktir"
ABD ve işgalci siyonist rejimin saldırılarının arka
planındaki asıl niyete dikkat çeken İmir, "ABD ve siyonist terör rejiminin
bu sabah dost ve kardeş ülke İran’a yönelik başlattığı saldırı, Haziran Savaşı
sürecinde olduğu gibi yürütülen müzakerelerin gerçekte diplomatik çözüm
arayışından ziyade askeri hazırlık için kullanılan bir taktik olduğunu açık
biçimde ortaya koymuştur. Yaşanan gelişmeler, asıl hedefin İran'ı müzakere
masasında uzlaşıya zorlamak değil, tam anlamıyla teslim almaya yönelik bir
strateji olduğunu gözler önüne sermektedir." dedi.
"Amaç bölge
barışı değil, siyonist rejimin güvenliğini tahkim etmektir"
ABD'nin Ortadoğu'daki müdahaleci politikalarının bölgeye
sadece istikrarsızlık ve yıkım getirdiğini hatırlatan İmir, açıklamasını şu
ifadelerle sürdürdü: "Siyonist rejimin nükleer dokunulmazlığını koruyan ve
bölge ülkelerinin savunma kapasitesinin güçlenmesini engelleyen ABD
politikaları, daha önce Irak ve Afganistan örneklerinde görüldüğü üzere, ‘Ortadoğu’yu
istikrarsızlığa ve yıkıma sürükleyen bir yaklaşımın devamıdır. Bu müdahaleci
anlayışın temel amacının bölge barışını sağlamak değil, siyonist rejimin güvenliğini
tahkim etmek olduğu açıktır."
"İran halkının
ve devletinin muvaffak olmasını temenni ediyoruz"
Bölgesel barış ve istikrarın sağlanabilmesi için İslam
ülkelerinin İran'a yönelik dış müdahaleye karşı ortak bir tutum geliştirmesi
gerektiğine dikkat çeken İmir, “Gerçekleşen bu saldırıyı şiddetle kınıyor; İran
halkının ve devletinin maruz kaldığı bu saldırganlığa karşı muvaffak olmasını
temenni ediyoruz. Öte yandan bölge ülkelerinin, ABD’nin diplomasi söyleminin
gerçekte siyonist çıkarları önceleyen bir araçtan ibaret olduğunu artık açık
biçimde görmesi gerektiğine inanıyoruz.
Bölgesel barış ve istikrarın sağlanabilmesi için bölge ülkelerinin
İran'a yönelik dış müdahaleye karşı ortak bir tutum geliştirmesi ve zorbalığa
karşı dayanışma içinde hareket etmesi hayati önem taşımaktadır.”
değerlendirmesinde bulundu.
"Bölgedeki ABD
üsleri saldırılar için kullandırılmamalıdır"
Bölge devletlerine sorumluluklarını hatırlatarak uyarılarda
bulunan İmir, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Bu saldırı sürecinde,
bölgedeki ABD üslerinin komşu ülkelere yönelik saldırılar için kullanılmasına
izin verilmemelidir. ABD ve siyonist rejime herhangi bir askeri, lojistik,
istihbari veya siyasi destek sağlanmaması gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz."




