Haber dosyasını indirin
İndir
Genel Başkanımız Zekeriya Yapıcıoğlu, partisinin Bingöl 5. Olağan Kongresinde yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın İslam âlemine yönelik 'vahdet' çağrısına destek vererek, "Ümmetin vahdeti için gerekirse canımızı da taşın altına koymaya hazırız." mesajı verdi.
Bingöl İl Başkanlığımızın 5. Olağan Kongresi, Genel Başkanımız Zekeriya Yapıcıoğlu'nun katılımıyla coşkulu bir atmosferde gerçekleştirildi. Yapıcıoğlu konuşmasında, Batı'nın ifsat projelerinden küresel kapitalizmin faiz sömürüsüne, Meclis'te verdikleri kanun tekliflerinden Gazze'deki soykırıma kadar geniş bir yelpazede önemli açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın İslam alemine yönelik 'vahdet' çağrısına destek veren Yapıcıoğlu, "Ümmetin vahdeti için gerekirse canımızı da taşın altına koymaya hazırız." vurgusu yaptı.
Bingöl Belediyesi Konferans Salonu’ndaki kongre, Kur’an-ı
Kerim tilavetiyle başladı. Kongreye, Batman Milletvekilimiz Serkan
Ramanlı, Genel Başkan Yardımcılarımız Halef Yılmaz, Mahmut Şahin ve Yahya Oğraş
ile siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve çok
sayıda partili katıldı.
“Bizim için önemli
olan hakkın hâkim olması, adaletin yeniden tesis edilmesidir”
Konuşmasına, rahatsızlığı nedeniyle kongreye katılamayan Bingöllü
Genel Başkan Yardımcımız Yunus Emiroğlu'na şifalar dileyerek başlayan
Yapıcıoğlu, ahirete irtihal eden dava arkadaşlarını da unutmadı. Kurucu İl
Başkanı Hamdullah Tasalı'nın ardından görevi devralan ve genç yaşta vefat eden
Orhan Açıkbaş'ı, İl İdare Kurulundan İlhami Demir'i, 6-8 Ekim olayları
sürecinde Karlıova'da katledilen Fethi Yalçın ve Cengiz Tiryaki ile Murat
Akansu, Yunus Topluk, Mehmet Yararlı ve Fikri Dargın'ı rahmetle yâd eden
Yapıcıoğlu, görevi devreden İl Başkanı Refik Alpaya'ya hizmetlerinden dolayı
teşekkür etti.
Kuruluş gününden bu yana "Önce İnsan, Öncelik
Adalet" şiarını tavizsiz bir şekilde sürdürdüklerini belirten Yapıcıoğlu,
"İnşallah bugünden sonra vites büyüterek yola devam edeceğiz. Bizim için
önemli olan hakkın hâkim olması, adaletin yeniden tesis edilmesidir. Bu uğurda
gerekirse şahsi ve partisel çıkarlarımızı feda ettik, etmeye de hazırız."
ifadelerini kullandı.
"Hayatın temel
kanunu cidal değil, yardımlaşmadır"
İnsanlık tarihi boyunca hak ile batılın mücadelesinin
kesintisiz sürdüğünü belirten Yapıcıoğlu, Batı felsefesinin "İnsan insanın
kurdudur" anlayışına dikkat çekerek iki medeniyet arasındaki farkı şu
sözlerle özetledi:
"Batı felsefesine göre insanlar birbirleriyle sürekli
mücadele içerisindedir. Ancak bizim medeniyetimiz bize bunu söylemiyor. Bizim
medeniyetimiz, bütün insanların Allah'ın eşit yarattığı kulları olduğunu ve
bütün inananların kardeş olduğunu emreder. Kardeş kardeşine zulmetmez, onu
darda bırakmaz. Hayatın temel kanunu cidal, kavga veya çekişme değil;
yardımlaşma ve iyiliği yaymadır."
"İnsanları Allah’a
kulluktan koparıp kendi ilahlıklarını dayatmak istiyorlar"
Her dönemde Allah'ın kullarını kendilerine kul köle etmeye
çalışan firavun ruhluların ve tağutların var olduğunu söyleyen Yapıcıoğlu,
"O zorbalar, hür yaratılmış insanları kendilerine köle yapmak için çok
çeşitli oyunlar kuruyorlar. Önce insanların Allah'a kulluktan uzaklaşmasını
istiyorlar. Neden inançla, ibadetle uğraşıyorlar biliyor musunuz? O
ilahlıklarını kabul ettikleri, onlar gibi beşer olan, ölümlü olan, çok
affedersiniz bağırsaklarında pislik taşıyan insanların ilahlığı gerçekleşsin
diye; Allah'ın kullarını kulluktan, namazdan, iyilikten uzaklaştırmaya
çalışıyorlar." şeklinde konuştu.
"Şimdi de
insanları cinsiyet temelinde birbirine düşman ediyorlar"
Küresel güçlerin toplumları bölmek için kullandığı
argümanların sürekli şekil değiştirdiğine işaret eden Yapıcıoğlu,
"İnsanları etnik temelde dövüştürmeye, mezhep temelinde çatıştırmaya,
siyasi temelde birbirimize düşürmeye çalıştılar. En son geldikleri noktada
şimdi insanları cinsiyet temelinde birbirine düşman etmeye çalışıyorlar. Allah
hepimizi bir erkek ve dişiden türettiği halde, sanki kadın ve erkek birbirini
tamamlayan iki ayrı cins değilmiş, birbirinin düşmanıymış gibi bir tablo ortaya
koyuyorlar. Gayeleri aileyi bölmek, aşiret bağlarını yok etmek, insanları yalnızlaştırıp
kimseye direnemeyecek 'ferd-i vahit' haline getirmektir. Bunu yaparken de
gayelerini gizleyip özgürlük, eşitlik ve hürriyet gibi süslü kelimelerin
arkasına saklanıyorlar." tehlikesine dikkat çekti.
"Küresel
kapitalizmin gayesi insanlığı açlıkla imtihan edip köleleştirmektir"
Konuşmasında küresel faiz ve sömürü düzeninin oyunlarına da
değinen Yapıcıoğlu, "İstediği kadar doları matbaada basma hakkına sahip
olan birisi, dolar kazanmak için niçin ticaret yapar? Ya da niçin milyarlarca
doları faizle borç verir? Gaye; bütün serveti kendi tekelinde toplayıp,
insanları ihtiyaçlarıyla ve açlıkla imtihan ederek kendilerine kul köle
yapmaktır. Bu mesele iyice kavranmadan kapitalizmin ne olduğu anlaşılmaz. Bu
sahte ilahların insanlığı yokluğa sürükleyen düzeninden kurtulmak istiyorsak,
önce onların bütün hilelerini, desiselerini ve kullandıkları aletleri iyi
tanımalıyız." ifadelerini kullandı.
"Rahatsız olun
beyler! O sözleri kulağınızın dibinde söylemek için Meclis’teyiz"
Meclis'teki çalışmalarına da geniş yer ayıran Yapıcıoğlu,
toplumun acil ihtiyaçlarını gözeterek kanun teklifleri hazırladıklarını;
gençliği uyuşturucu batağından kurtarmak, aileyi sapkınlıktan korumak ve çifte
vatandaş olan siyonist soykırımcıların yargılanmasını sağlamak için Meclis'e
sundukları tekliflerin şer ittifakını rahatsız ettiğini belirtti.
Yapıcıoğlu, konuşmasının devamında şunları söyledi:
"Farklı farklı zihniyette, birbirine düşmanmış gibi
görünen ama şer ittifakında sadece farklı roller üstlenmiş olanlar bizimle
uğraşıyorlar. Bugün Meclis'te 4 vekille temsil ediliyoruz. Birileri bu 4
vekilin orada olmasından rahatsızlar. Neden? Hakkın, hakikatin sesinin
duyulmasını istemiyorlar. Onlara buradan tekrar ediyoruz: Rahatsız olun beyler!
Bizim buralarda söyleyip sizi rahatsız ettiğimiz o sözleri, kulağınızın dibinde
söylemek için oraya geldik! Bugüne kadar hiçbir zalimin tehdidi, iftiracıların
yaygarası ve kınayıcıların kınaması bizi doğru bildiğimiz yoldan döndürmedi.
Sizin değil, sizi kullanan o firavunların düzenini bozacağız."
"Bu, siyonizmin
insanlığa açtığı bir savaştır"
Konuşmasının son bölümünü Gazze'deki soykırıma ve siyonizmin
küresel planlarına ayıran Yapıcıoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın
Haliç Kongre Merkezindeki Mevlid-i Nebi Haftası programında yaptığı tespitlere
atıfta bulundu.
Erdoğan'ın 'siyonizm sadece komşularının huzuruna
kastetmiyor, bölgesel barışı ve insani değerleri savunan herkesi hedef alıyor'
ile 'Gazze'de uçurtmalar bile tehdit görülüp engelleniyor' şeklindeki sözlerini
hatırlatan Yapıcıoğlu, işgalcilerin algı operasyonlarını çürüttü:
"O katil sürüsü, Filistin topraklarını işgal ettiğinde
karşı cepheyi dağıtmak için önce 'Bu Arap-israil savaşıdır' dediler. Sonra 'israil-Filistin
savaşı', ardından 'israiliin Gazze'ye savaşı' dediler. En son şeytanca bir
planla 'Bu israil ile Hamas arasındaki savaştır' diyerek 100 bin insanı
katlettiklerini unutturmaya çalıştılar. Dünyanın gelmiş geçmiş en tehlikeli
terör örgütü, dünyanın en şerefli insanlarına terörist diyor. Biz ilk günden
beri söylüyoruz: Bu savaş siyonizm ile Hamas'ın, israil ile Filistin'in savaşı
değildir. Bu, siyonizmin insanlığa açtığı bir savaştır ve insan olan herkesin
bu zulme karşı durması gerekir. Bugün siyonizmin tarihinde hiç yaşamadığı kadar
yalnızlık yaşaması, bunun öncü işaretleridir."
"Cumhurbaşkanı'nın
'vahdet' çağrısına imzamızı atıyoruz "
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın İslam dünyasına yönelik
"Müslümanlar olarak başkalarına umut bağlamakla bir yere varamayız.
İttifakta hayır vardır, Ümmet-i Muhammed'in bir duvarın tuğlaları gibi
birbirine yeniden kenetlenmesini arzu ediyoruz." şeklindeki sözlerine
destek veren Yapıcıoğlu, "Bu ifadelerin altına imza atmayacak kaç kişi
var? Ben kendi adıma ve arkadaşlarım adına söylüyorum; her kelimesinin, her
harfinin altına imzamı atıyorum. Ve biz de buradan, Bingöl İl Kongremizden ilan
ediyoruz: Ümmetin vahdeti için, kardeşlik için, adaletin ve huzurun bölgemize
ve tüm dünyaya hâkim olması için sadece tenimizi değil, gerekirse canımızı da
taşın altına koymaya hazırız ve tüm gücümüzle bu uğurda çalışmaya devam
edeceğiz." dedi.
“Bu davayı büyütme
yükünün ağırı sizdedir kıymetli hanımefendiler”
İnsanın ancak fıtratına dönerek kurtulabileceğini ve HÜDA
PAR'ın bu "öze dönüş hareketi" olduğunu vurgulayan Yapıcıoğlu,
konuşmasını kadınlara ve gençlere seslenerek noktaladı:
"Bu davayı büyütmek konusunda yükün ağırı sizdedir
kıymetli hanımefendiler. Fıtratınıza Allah tarafından yerleştirilen o şefkat
duygusuyla bu davaya sahip çıktığınızda, Allah'ın izniyle katlanarak
büyüyeceğiz. Biz sadece kurtulmakla kalmayacak, kurtuluş ümidi gözleyen bütün
mazlumların da ümidi haline geleceğiz."
Bingöl İl
Başkanlığımız Recep Butaku’ya emanet
Tek listeyle gidilen seçimde mevcut başkan Refik Alpaya aday
olmazken Recep Butaku, oyların tamamını alarak Bingöl İl Başkanlığına seçildi. Butaku,
seçimin ardından teşekkür konuşması yaptı.
Önemli Gelişmeler
Siyonist rejimin saldırısına misliyle karşılık verilmelidir August 27, 2026
