Haber dosyasını indirin
İndir
İnsan Hakları ve Hukuk İşleri Başkanlığımız, Jeffrey Epstein davasına ilişkin bir açıklama yayımladı. Açıklamada, bu olayın Batı uygarlığının ahlaki çöküşünü simgelediği belirtilerek, iddiaların Türkiye uzantılarına dair başlatılan soruşturmanın şeffaflıkla yürütülmesi gerektiği vurgulandı.
İnsan Hakları ve Hukuk İşleri Başkanlığımız, son günlerde dünya kamuoyunda infial uyandıran Jeffrey Epstein davası ve ortaya saçılan iğrenç ilişkiler ağına dair yazılı bir açıklama yaptı.
"Batı
uygarlığının ahlaki sapkınlığını gösteren çarpıcı bir tablo"
Söz konusu vakıanın, Batı uygarlığının makyajını akıtan ve
perde arkasındaki çürümüşlüğü gözler önüne seren bir ibret vesikası olduğunun
belirtildiği açıklamada, insan hakları savunuculuğu iddiasındaki çevrelerin
sessizliğine de dikkat çekildi.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Jeffrey Epstein Vakası,
görünenin çok ötesinde; Batı uygarlığının bugün hangi ahlaki ve vicdani
sapkınlığın içinde olduğunu gösteren çarpıcı bir tablodur. Bu olay, özellikle
ABD merkezli vahşi kapitalizmin ve onunla iç içe geçmiş Siyonist güç
ilişkilerinin, para ve iktidar uğruna kadın ve çocuk bedenlerini nasıl
metalaştırdığını bir kez daha gözler önüne sermiştir."
"Sözde hak
savunucularının sessizliği açık bir ikiyüzlülüktür"
Kadın ve çocuk istismarı, cinsel saldırı ve insan
haysiyetini hedef alan bu denli ağır suçlar karşısında dünyanın suskunluğuna
işaret edilen açıklamada, "Kendilerini 'kadın hakları', 'çocuk hakları' ve
'insan hakları' savunucusu olarak takdim eden çevrelerin, konu Müslümanlar
olduğunda en küçük hadiseleri büyütürken; bu ölçekte vahşeti barındıran
organize suçlar karşısında sergiledikleri sessizlik, açık bir ikiyüzlülük ve
çifte standarttır. İnsanlık vicdanı; vahşi kapitalizme, siyonist tahakküme ve
bu kirli ilişkiler ağına karşı sessiz kalmamalıdır." ifadelerine yer
verildi.
"Akrepler insan
libâsı giymişler"
Bediüzzaman Said Nursî’nin Batı medeniyetinin ahlaki
çöküşüne dair tespitlerinin hatırlatıldığı açıklamada, şöyle denildi:
"Bediüzzaman Said Nursî, bu ahlaki çöküşü yıllar
öncesinden çarpıcı bir dille tarif etmektedir: 'Eğer istersen hayâlinle Nurşin
karyesindeki Seyda’nın meclisine git, bak. Orada fukarâ kıyâfetinde melikler,
padişahlar ve insan elbisesinde melâikeleri bir sohbet-i kudsiyede göreceksin.
Sonra Paris’e git ve en büyük localarına gir. Göreceksin ki, akrepler insan
libâsı giymişler ve ifritler adam sûretini almışlar.'
Bu ifade, medeniyetin maddi ihtişamla değil; hakikat, ahlak
ve adaletle anlam kazandığını ortaya koymaktadır. Hakikatle bağını koparan bir
medeniyet, ne kadar parlak görünürse görünsün, insanı yücelten değil; insanı
istismar eden, çürüten ve şeytanîleştiren bir düzene dönüşmektedir."
"Soruşturma
şeffaf ve kararlı bir şekilde yürütülmelidir"
Açıklamanın sonunda öz konusu iğrenç ağın Türkiye ile
ilişkili olduğu iddia edilen kısımlarına dair, "Öte yandan, Epstein olayı
ile ilişkili Türkiye’de bazı kişi ve kurumlara dair iddialar üzerine Ankara
Cumhuriyet Başsavcılığı’nca soruşturma başlatıldığı basına yansımıştır. Bu
denli ağır ve sarsıcı iddialar karşısında, hiçbir kişi veya kurum ayrımı
yapılmaksızın, olayın vahametiyle mütenasip şekilde etkin, şeffaf ve kararlı
bir hukuki mücadele yürütülmesi zorunludur." çağrısında bulunuldu.




