Haber dosyasını indirin
İndir
Dış İlişkiler Başkanımız Hüseyin İmir, Gazze’de sözde ateşkese rağmen saldırılarına devam eden işgalci siyonist rejime karşı Gazze’deki direnişin askerî anlamda güçlenmesi için gerekli her türlü desteğin sağlanması çağrısında bulundu.
Dış İlişkiler Başkanımız Hüseyin İmir, işgalci siyonist rejimin Filistin, Lübnan ve Suriye’deki işgal ve ihlalleri ile Sudan’daki insani felakete dair değerlendirmelerde bulundu.
“Caydırıcı ve
etkili adımlar geciktirilmeden bir an önce atılmalıdır”
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın, siyonist rejimin
Gazze’de ateşkes ihlallerine yönelik dile getirdiği "Türkiye, Katar ve
Mısır bu konuda radikal adımlar atmak zorunda kalacak" şeklindeki
açıklamasının önemli olduğunu belirten İmir, “İşgalci israilin Filistin, Lübnan
ve Suriye’deki işgal ve ihlalleri karşısında caydırıcı ve etkili adımlar
geciktirilmeden bir an önce atılmalıdır.” çağrısında bulundu.
“Direnişin askerî anlamda güçlenmesi için gerekli her
türlü destek sağlanmalıdır”
İşgalci rejimin Gazze’den çekilmeyeceğini açıkça ilan
ettiği bu aşamada diplomatik söylemlerin ve teşebbüslerin bir etkisinin
olmadığına dikkat çeken İmir, “Siyonistlerin bu dayatmalarına karşı Filistin
direnişinin meşru mücadelesine açık ve somut destek verilmeli, direnişin
silahsızlandırılması şartı kesinlikle reddedilmelidir. Bölgeye siyonistlerin
ortağı olan güçler değil, garantör ülkeler tarafından derhal askerî güç
gönderilmelidir. Siyonistlerin anladığı tek dilin ‘güç’ olduğu gerçeği karşısında
direnişin askerî anlamda güçlenmesi için gerekli her türlü destek
sağlanmalıdır.” dedi.
“Bölgedeki tüm ittifaklar siyonist tehdide karşı
şekillendirilmelidir”
İslam dünyası için en büyük ve en somut tehdidin ABD
emperyalizmi ve finanse ettiği siyonist rejim olduğunun altını çizen İmir, “Afganistan
ve Irak’ı felakete sürükleyen bu şer odakları; bugün Gazze ve Lübnan’ı kan
gölüne çevirmiştir. Bölgedeki tüm politikalar ve ittifaklar doğrudan bu
siyonist tehdide karşı şekillendirilmelidir.” ifadelerini kullandı.
“Sudan, tarihinin en ağır insani felaketini yaşamaktadır”
Sudan’daki insani felakete de
değinen İmir, “Sudan,
Nisan 2023’ten bu yana ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasındaki kanlı
çatışmaların gölgesinde tarihinin en ağır insani felaketini yaşamaktadır. Temel
hizmetlerin çöktüğü, milyonların yerinden edildiği ve sivillerin hedef alındığı
bu savaş, her geçen gün daha fazla masumun canını almaktadır. Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE)
HDK’ye sağladığı teçhizat ve lojistik destek, bu vekâlet savaşını körüklemekte
ve dökülen kanın sürmesine doğrudan sebep olmaktadır. Bu felaketi durdurmak
için Sudan ordusuna verilen destek artırılmalı, derhal ve koşulsuz bir ateşkes
için müzakere süreci başlatılmalı, açlık ve salgınla boğuşan halk için acilen
güvenli insani koridorlar açılmalıdır.” şeklinde konuştu.
“Yaklaşan felaketler karşısında temenni yayınlama devri
bitmelidir”
Sudan’da yaşananların, İslam dünyasında koruyucu bir
mekanizmanın varlığına duyulan ihtiyacı bir daha ortaya çıkardığına işaret eden
İmir, “Yaklaşan felaketler karşısında temenni yayınlama devri bitmelidir. Ya
İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) acilen radikal bir reformla işlevsel hâle
getirilmeli ya da İslam coğrafyasındaki krizlere anında ve kararlılıkla
müdahale edecek yeni bir Acil Müdahale Mekanizması kurulmalıdır.” diye konuştu.





