Haber dosyasını indirin
İndir
Aile Başkanlığımız, “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele ve Uluslararası Dayanışma Günü” dolayısıyla yayımladığı mesajda, İslam’ın kadına verdiği değere dikkat çekilerek Batılı politikaların çözüm olmadığına vurgu yapıldı.
Aile Başkanlığımızın “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele ve Uluslararası Dayanışma Günü” dolayısıyla yayımladığı mesajda, “Batı medeniyetinin bize dayattığı kadın anlayışından kurtulup kendi özümüze dönmedikçe kadını hakiki değerine kavuşturmamız bir hayaldir.” denildi.
“İslam toplumlarında şiddet oranları Batılı ülkelere göre çok daha
düşük bir seviyededir”
25 Kasım’ın BM tarafından “Kadına
Yönelik Şiddete Karşı Mücadele ve Uluslararası Dayanışma Günü” ilan edildiği
hatırlatılan açıklamada, “Sözde kadına yönelik şiddeti engelleme amacıyla tüm
dünyaya dayatılan “feminist ve toplumsal cinsiyet” odaklı politikalar
sonucunda, Batılı ülkeler başta olmak üzere dünya genelinde gün geçtikçe kadına
yönelik şiddet vakaları artmaktadır. Özellikle yaklaşık 30 yıldır toplumsal
cinsiyeti odağına alan İskandinav ülkelerinin kadına yönelik şiddet ve cinsel
istismar konusunda geldiği nokta bir felakettir. Buna karşılık İslam
toplumlarında şiddet oranları Batılı ülkelere göre çok daha düşük bir
seviyededir. Bu da toplumun hafızasından silinmeye çalışılan İslam’ın kadına
verdiği değerin hâlâ silinmemiş izleridir.” ifadelerine yer verildi.
“Kadına yönelik şiddetten beslenen bu kesimlerin asıl hedefi kadını
korumak değil”
Açıklamanın devamında, şöyle
denildi: “Sözde kadın haklarını savunan kadın dernekleri ise kadına yönelik bir
şiddet vakası olduğunda İslamî değerlerin ve ailenin şiddetin asıl kaynağı
olduğuna dair kara bir propaganda yürütmekte; evliliği ve anneliği kadın için
kölelik, gayrimeşru hayat biçimini ve cinsel sapkınlıkları ise kadın için ideal
kabul etmektedir. Kadına yönelik şiddetten beslenen bu kesimlerin asıl hedefi
kadını korumak değil; onu bizzat koruma çemberi olan aileden uzaklaştırıp
değersizleştirmek, kendi fıtratından uzaklaştırmak, kapitalist sistemin emeğini
sömürmesine zemin oluşturmak ve onu cinsel bir meta hâline getirmektir.”
“Seküler hayat hâkim olduğu sürece şiddetin önüne geçilemeyecektir”
Kadın konusundaki tüm
politikaların gözden geçirilmesi gerektiğine vurgu yapılan açıklamada, “Toplumumuzda
İslamî hayat biçimi aşındığı ve seküler hayat hâkim olduğu sürece şiddetin
önüne geçilemeyecektir. İslam’da kadın, Yüce Allah’ın hesabını soracağı bir
emanettir. Kadın, anne olmakla cennetin ayakları altına serildiği makamın
bahşedildiği tek kişidir. Kadını bir zamanlar köle pazarlarında satılığa
çıkartan, “insan mı yoksa şeytan mı” olduğuna karar vermek için konseyler kuran
ve şu anda da kadına yönelik şiddette zirve yapmış olan Batı medeniyetinin bize
dayattığı kadın anlayışından kurtulup kendi özümüze dönmedikçe kadını hakiki
değerine kavuşturmamız bir hayaldir.” ifadeleri kullanıldı.




